Işığa gelen kelebek gibi
sana yazdığım şiire gelirim,
mırıldan…
Çöz saçlarını,
işlenmiş mendilinden çıkar öpücüklerini.
Sevgide savunma hükmün kendisidir.
Her şeyinizi emanet ettiğiniz biri sizden şikâyetçiyse, susun ve gidin.
Çünkü dost karşısında yapılan savunma, cezanın ta kendisidir.
Şikâyet başlamışsa, hüküm çoktan verilmiştir.
O andan sonra söz, sadece mahkûmiyeti süsler.
Aşk; çok şeyin yanı sıra,
dudaklarının meyiyle
akşamı gece,
sabahı gün etmektir.
Hayattan gün, ay, yıl çalmak,
kurulmuş saatli bir bombada
yelkovanın peşi sıra
bir akrep umursamazlığıyla
ayrılığa koşan bu yaşamda
ayrılmak neye yarar
kavuşmak neye
Şeytan diyor ki:
Git, sevgini onun boş yüreğine dök.
Anlasın sevgi neymiş;
yokluğu ne kadar ağır
ve ne kadar yer kaplıyor
sevenin yüreğinde.
Gittim.
Bir daha dönmemek üzere
çıkardım içimden seni
her parça,
etimden kopan bir anıydı.
Oğul
Bu çağ yarım kalmış cesaretleri ilk kutuda boğar
Alevden hançer değilsen,
sakın sokağa çıkma.
Ama gün içinde
bir çift göz,
Ellerin bir yelkeli dümeninde,
Dümeni nereye kırsan oraya yol alıyorum.
Yan yana durmuş iki göz,
İç içe girmiş iki ses gibi
Duyduğunu duyuyor,
Gördüğünü görüyorum.
Yel, sevgilinin elleriyle dokunurmuş insana,
rüzgâr, yârin sesiyle konuşurmuş.
yüreğe saplanan diken,
gamzelerinin sırrıyla çözülürmüş.
Kirpiklerinin arasında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!