Yanımdaydın,
güne açan çiçek gibi,
banaydın.
Sesine sarılan gün,
bilinmez bir dünyadan
Bu coğrafyada ölümün bütçesi yoktur.
Bir annenin öfkeli gözleriyle tartılır yoksulluk,
bakışlarında çürür gelecek.
Bir damla umut,
iki lokma korku,
üç vakit susmak:
Sevesim tutmuşken,
Mesul değilim ellerimden,
Mesul değilim dudaklarımdan,
Özellikle de yüreğimden.
Çözme bu arsız gönlümün ipini,
Sorumlu olursun hallerimden.
Sevgi; Bir duyumsama hali olmaktan çok, elimiz, ayağımız gibi bir organdır.
Bu organın en önemli özelliği de organın sadece kişiye ait olmamasıdır.
Yaralı bir hayvanı Veterinere götüren el,
Köpekte olmayan ama insanda olmasına rağmen köpeğin de olan eldir...
Milyonlarca gözü olmalı körün
Milyonlarca ayağı olmalı topalın
Seni sevmek; gökyüzüne uzanıp onu mavisinden öpmek kadar meşakkatli.
Seni sevmek; suyu kaynağından içmek kadar temiz.
Seni sevmek; bir çiçeği incitmeden dalında koklamak kadar hoş
ve bir karıncayı incitmeden uzak yollar yürümek kadar merhametli.
Seni sevmek; dik bir yamaçtan koyu mavi bir denizi izlemek kadar büyülü ve muhteşem.
Alıp başımı gidemiyorum.
Her caddesinde bir dostumuzu uğurladığımız,
parça parça,
insan insan eksildiğimiz
bu şehirin
tenhalıklarında yitiriyorum benliğimi.
Basit zevkler çağındayım,
inanmıyorum artık rüzgarın şarkılarına.
Mavinin büyüsü bozuldu,
yitirdim hislerimi.
Yürek düğümlerimi çözdüm,
ufalandım,
Hayatın kolay olmasını bekleme.
Birinin gelip seni kurtarmasını…
Elini tutmasını,
“Buradayım.” demesini…
Yüzünü toprakla yıkayanların
duruyor,
esmer bakıyor
ardı sıra
dinden imandan çıkarıyor insanı.
bakışları duru
gözleri derin
kardeşiz
ne anneden
ne babadan;
terimizi içmiş ağaçların,
ağaçlarda konaklayan kuşların




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!