Umut yasaklandı,
Mutluluk saklandı.
Suçlular aklandı,
Masumlar ayaklandı.
Kötülük pazarlandı,
Şans vermedi çiçek.
Sevmiyor çıktı fal.
Gönül nasıl bilecek,
Nasıl vazgeçecek?
Olmayacak dedi çiçek.
Sevmek zorunda kaldım,
Bacağımı yakan ısırgan otunu.
Göreyim diye can attım,
Mal ayağıyla gidilen yayla yolunu.
Ben alışmıştım düzenime,
Yıkar gibi daldın gizli yerime.
Yalnızlığımı parçaladın yar,
Gülücüklerin yıkıldı üzerime.
Bir çocuk gibi inandım sana,
Ayarımı buldum, bozmayın.
Kapalı gönlüm, kanırtmayın.
Bazen sıkışıyorum, bana bakmayın.
Kalbimden korkmayın,
Seven benim, üzülen ben...
Kara Güzel, buyur kalbime.
Uyur da büyür bu aşk-ı naçizane.
Aranır da bulunmaz bir tek kelime.
Dil tutulur da söylenmez acizane.
Kara vicdanlı mıdır bu zaat-ı şahane?
Sordu gözlerin,
Cevabını alamadı.
Kırıldı kalbin,
Beni anlamadı.
Zordu anlatmak,
Sen artık bir karikatürsün,
Çirkin mi çirkin.
Hiç de komik değilsin.
Gene de vazgeçilmez ama hep eksiksin.
İlk çizdiğim gibi yapamıyorum.
Evet, sen çirkindin
Düşünde sil, kelebekler seyranını,
Düşün de silkele, beklerse ayranını.
Konuşur ama, zannederdim olacak.
Konu şu ramazan, ne derdim olacak.
On iki gibi dengeli ol,
Üç ayak üstüne dört köşe.
Aşkı pek bilen bir deli ol,
Düz masada yan duran şişe...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!