Çorba istersen bir kazan, önce kepçeyi kazan,
Olma sakın uyuya kalan, aşk derdine yakalan.
Dilinde yoksa hiç yalan, çorbasız kalıp yalan,
İyi ahlakınla boyalan, sabır deyip oyalan.
Bana bir gerçeği daha söylemeyin,
Yeterince acı, yeterince sivri uçlu...
Bana kendimi sizden dinletmeyin,
Ben değilim, onun yokluğu suçlu.
Kötü sözler sarfettim, yar olmayınca,
Bir süre süründüm,
Sokaktan süpürüldüm.
Köpekler köpürtüldü,
Defterimle dürüldüm.
Şimdi işimi görürüm,
Hüsranıma gel, yaşat bizi,
Bahtı kara, güzellerin kadersizi.
Ellerini ver, kır zincirimizi,
Nadir çiçeklerin benzersizi.
Ellerini ver, çek bedenimi.
Üzüldü, güzün sümbülü.
Üç güğüm sürüldü süsü.
Üç yüz gün sürdü,
Ünlü düğünün gürültüsü.
Düğüm düğüm üzüntüsü.
Gözleri, gürleyen gökyüzü,
Gülerliği geçer gündüzü,
Göğermiş, görmüyor göz gözü,
Gönlünde gizlenir gül özü.
Kol uzatıp yokla,
Yol gösterip kolla.
Giderse hasret topla,
Kilitle, kalbinde sakla.
Umut mumu yandıkça,
Sağı razı, kendi isyanına sağır.
Bağrına bastığın acıya bağır.
Ağıran dizine gelse de ağır,
Çağrını duyurana kadar çağır.
Tasalarımı doldursam bir tasa,
Basittir, anlatayım sâdece,
Bir sabah gülümsedi sadece.
Sâde bir güzellik diyince,
Tek bir yıldız parlar her gece.
Bârizdir, gönül gözü görünce,
Kalem kırık, boya dolmaz,
Yazdığıma şahit olmaz,
Başım bulut, yağmur dolmam,
Dökülmeden şair olmam.
Sevdiğimi mevcut bulmam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!