Kabağa kabaca çabala,
Ağaca çıkıp kar kovala,
Kavağa da var mı acaba?
Bacağa çıkarsa yap çapa.
Kabuğu kavlandı yağ ile,
Kara karanlık bahtına,
Baktın, dönüp de ardına,
Ararken gözlerin aşkla,
Işık yüklendin sırtına.
Öğünü, günü kurtardın,
Yatayara:
Kara karışsın yaman ayrılık,
Bahtlar açık olsun azıcık,
Uzak denizlere cengimizin andı,
Olsun özgürce seferi, adımı.
Yalnız kendi yüzüme batar taze sakallarım.
Ah şu yüze kapanan ellerim de olmasa
Avuç içlerimi kim bilecek.
Bir avuç içinde temiz bir el olabilir.
Bir bebeğin elleri…
Bir kadının eli narinliğiyle terleyebilir.
İlişma benım sicağh nefesıma
Ecelım beni bendan çoğh sevma
Eskilardan al götur bögüni ellama
Ecelım beni bendan çoğh sevma
Zate gün görmadım dünya kgatında
Çile yoluna küçük bir taşla girdim.
Taş yerinde değil yolda ağırmış.
Ağırlaştı taşıdıkça, ağır yük çektim.
Sancılarla yürüdüm adım adım.
Yudum yudum derdin acısını içtim.
Buldum aşkı, bana yetmedi tadı.
Bahtın güzelse, vardır sabahın,
Ahtın tutarsan, kimsede kalmaz ahın.
Cihanda güzel ararsan, olmaz günahın,
Seyyah olursun, ağarır başında siyahın.
Berbat etme şu güzel hayatı,
Gel yetimim birbirimize yetelim
Gel gariban gülüm, yemin edelim
Yaran yaramız, canın canımız
Yaşamayı birbirimize öğretelim
Baharı da getir yanında, bitsin bu kış
Köçürdüler ırak köye, kış geçti,
Yaylalarda azar çekti, diş geçti.
Dudak değdi yanağına, el değdi.
Güzelliği nazar çekti, dil değdi,
El oğlunun sözü gönlünü deşti,
Yorganım yordu beni,
Yatak doyurdu beni.
Kuzeye kaldım kuz yerde.
Uyutuyordu soğuk beni.
Cam önünde can buldum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!