Bir bekleyiştir, ölene kadar hani.
Melek yere indiğinde, kimi alacağı bilinmez.
Ölüm, zor bir eylemin kolay kısmıdır,
Aşk, kolay bir yıkımın en güçlü darbesi.
Ay dolaşır evlerin üstünde,
Derdi taşar dar ırmağın,
Yatağında taşlar darmadağın,
Uzağında taşır ulu bir dağın,
Boyunu aşar dolu bardağın.
Kar, dağın doruğunda eridi,
Baktığını gören adama sanatçı denir.
Bakmadan da görene aşık denir.
Aşık, bir çift laf edemez. Denesin bakalım şair
Ne kağıt yeter o gözlerin aşkına, ne de bu şiir.
Benim üzerime olmayan çok gömlek var.
Bedenime uygun bir tek kefen var.
Üstte görünenlere aldanma,
Bu kasada daha çok çürük var.
Benim gitmem gereken çok yolum var.
Yokluk evinin içinde doğruldum,
Yoktan yere koşarken yoruldum.
Gönlümde gömü ararken gömüldüm,
Gözlerinde bir hazine buldum.
Şiir mi, sihir mi tesir etti anlamadım,
Kalbin işi çok zor.
Hiç durmadan çalışır,
Bir de aşka dayanır.
Artık yorgundur,
Bir avucun içinde sıkışır.
Çakılmış bir çakıldım,
Bağrına toprağın.
İçi çekilen bir çiçek gördüm,
Arkasında yaprağın.
Çakıl kadar derdim
Toz oldu, uçuverdi.
Çayır inca biçamam,
Bayır tikdtur geçamam.
Rusğhetiya çığhacağh,
Yayla uzağh gedamam.
Kgalduğh köyda elaca,
Bıyığımdaki acılık bir gaflettir,
Cam soğukluğudur: bana sıcak gelir,
Ama tüylerimi ürpertir.
Şişe de camdır, bardak da…
Çerçeve hariç gözlük de camdır.
Çiçeği yaşatamadık,
Bâri saksıyı saklayalım.
Güneş battı, gitti bana battı
Ay doğdu, içime dert doğdu
Uzamadı, resmen büyüdü günler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!