Elim emeğim, yakılmış yüreğim,
Belim büküldü, ağırdı küreğim,
Selim söküldü, yıkıldı direğim,
Yaş değil, geven dalında gevreğim.
Yelim yeleğim, asılmış eleğim,
Bir kağıt parçası, bu kadar önemli!
Hayati bir güzellik bu, ne kadar gizemli!
Ağırca kalkan göz kapakları, inadına nemli.
Kimine göre boş uğraş, kimine göre erdemli.
Hayatı boyunca tek bir şeyi aradı,
Çocuk gibi şen koşarken, dol avucuma yaş ilen,
Kuyum dibi su taşarken, çek halatımı taş ilen.
Soğuk tipi dağ aşarken, sar bacağımı kan ilen,
Boğaz ipi bağ yaşarken, sesle adımı can ilen.
Ağır çile bel yorulmaz, vur omuzuma az dayan.
Bu en büyük savaşım
Ama ben daha bir karışım.
Herkes beni bekliyor sanki
Ama ben daha bir karışım.
Ben daha bir çocuğum.
Makaslar kesip parçaladı,
İğneler delip sağlamladı,
Kırk yama oldu, yine örttü nişi,
Külekte lokumu öyle sakladı.
Gözlerimi kapattım, zihnimi susturmaya çalışıyorum.
Geç bulup tez kaybedince kolay alışıyorum.
Gerek duymadım sana kızıp da kurulmaya,
Ayakkabım açılmadı da, ayağım alıştı vurulmaya.
Kalbine ermesin korku katresi,
Ceremesi çekilen cefa cemresi.
Çevirsin devrini çarpık çevresi,
Zalimin zaferinden zül zümresi.
Kabaca kabar kulun kibrine,
Güzelliğini İştar’dan almış,
Halkına şifa saçan, Güzelliği ile zulmeden
Tebessümü ile can veren
Bilge tanrıça ve asil Prensesimiz
Tanrıların tahtında siz,
Başladı, bitti.
Yine başladı, yine bitti.
Tekrar başladı, tekrar bitti.
Tekrar tekrar başladı,
Tekrar tekrar bitti.
Kör bir kuşa su verdim
Gitti kediye yem oldu
Böyle bir nasipsizlik vardı işte.
Bu yağmur yağmazsa
Nasıl temizlenir cümle cihan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!