Gel yetimim birbirimize yetelim
Gel gariban gülüm, yemin edelim
Yaran yaramız, canın canımız
Yaşamayı birbirimize öğretelim
Baharı da getir yanında, bitsin bu kış
Köçürdüler ırak köye, kış geçti,
Yaylalarda azar çekti, diş geçti.
Dudak değdi yanağına, el değdi.
Güzelliği nazar çekti, dil değdi,
El oğlunun sözü gönlünü deşti,
Yorganım yordu beni,
Yatak doyurdu beni.
Kuzeye kaldım kuz yerde.
Uyutuyordu soğuk beni.
Cam önünde can buldum,
Çorba istersen bir kazan, önce kepçeyi kazan,
Olma sakın uyuya kalan, aşk derdine yakalan.
Dilinde yoksa hiç yalan, çorbasız kalıp yalan,
İyi ahlakınla boyalan, sabır deyip oyalan.
Bana bir gerçeği daha söylemeyin,
Yeterince acı, yeterince sivri uçlu...
Bana kendimi sizden dinletmeyin,
Ben değilim, onun yokluğu suçlu.
Kötü sözler sarfettim, yar olmayınca,
Bir süre süründüm,
Sokaktan süpürüldüm.
Köpekler köpürtüldü,
Defterimle dürüldüm.
Şimdi işimi görürüm,
Sana bu kadar kırılacağımı,
Ben bile bilmezdim.
Öksüz oldu. İyi, halis evim,
Kötü hali sevdiğim.
Hüsranıma gel, yaşat bizi,
Bahtı kara, güzellerin kadersizi.
Ellerini ver, kır zincirimizi,
Nadir çiçeklerin benzersizi.
Ellerini ver, çek bedenimi.
Üzüldü, güzün sümbülü.
Üç güğüm sürüldü süsü.
Üç yüz gün sürdü,
Ünlü düğünün gürültüsü.
Düğüm düğüm üzüntüsü.
Gözleri, gürleyen gökyüzü,
Gülerliği geçer gündüzü,
Göğermiş, görmüyor göz gözü,
Gönlünde gizlenir gül özü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!