Sordu gözlerin,
Cevabını alamadı.
Kırıldı kalbin,
Beni anlamadı.
Zordu anlatmak,
Sen artık bir karikatürsün,
Çirkin mi çirkin.
Hiç de komik değilsin.
Gene de vazgeçilmez ama hep eksiksin.
İlk çizdiğim gibi yapamıyorum.
Evet, sen çirkindin
Düşünde sil, kelebekler seyranını,
Düşün de silkele, beklerse ayranını.
Konuşur ama, zannederdim olacak.
Konu şu ramazan, ne derdim olacak.
Elim emeğim, yakılmış yüreğim,
Belim büküldü, ağırdı küreğim,
Selim söküldü, yıkıldı direğim,
Yaş değil, geven dalında gevreğim.
Yelim yeleğim, asılmış eleğim,
Bir kağıt parçası, bu kadar önemli!
Hayati bir güzellik bu, ne kadar gizemli!
Ağırca kalkan göz kapakları, inadına nemli.
Kimine göre boş uğraş, kimine göre erdemli.
Hayatı boyunca tek bir şeyi aradı,
Bu en büyük savaşım
Ama ben daha bir karışım.
Herkes beni bekliyor sanki
Ama ben daha bir karışım.
Ben daha bir çocuğum.
Gözlerimi kapattım, zihnimi susturmaya çalışıyorum.
Geç bulup tez kaybedince kolay alışıyorum.
Gerek duymadım sana kızıp da kurulmaya,
Ayakkabım açılmadı da, ayağım alıştı vurulmaya.
Kalbine ermesin korku katresi,
Ceremesi çekilen cefa cemresi.
Çevirsin devrini çarpık çevresi,
Zalimin zaferinden zül zümresi.
Kabaca kabar kulun kibrine,
Güzelliğini İştar’dan almış,
Halkına şifa saçan, Güzelliği ile zulmeden
Tebessümü ile can veren
Bilge tanrıça ve asil Prensesimiz
Tanrıların tahtında siz,
Başladı, bitti.
Yine başladı, yine bitti.
Tekrar başladı, tekrar bitti.
Tekrar tekrar başladı,
Tekrar tekrar bitti.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!