Bana büyürken söylemediler,
Hiç kimsenin sevmeyeceğini.
Gerçekten çok geç öğrendim,
Oltamın hep boş çekileceğini.
Çakılmış bir çakıldım,
Bağrına toprağın.
İçi çekilen bir çiçek gördüm,
Arkasında yaprağın.
Çakıl kadar derdim
Toz oldu, uçuverdi.
Mevzunun mevzisindeyim,
Ve muazzam zirvesindeyim.
Aşka bilendi dişim,
Sert olacak gidişim.
Okuyan uslu sandı aşkı,
Çayır inca biçamam,
Bayır tikdtur geçamam.
Rusğhetiya çığhacağh,
Yayla uzağh gedamam.
Kgalduğh köyda elaca,
Bıyığımdaki acılık bir gaflettir,
Cam soğukluğudur: bana sıcak gelir,
Ama tüylerimi ürpertir.
Şişe de camdır, bardak da…
Çerçeve hariç gözlük de camdır.
Çiçeği yaşatamadık,
Bâri saksıyı saklayalım.
Güneş battı, gitti bana battı
Ay doğdu, içime dert doğdu
Uzamadı, resmen büyüdü günler.
Dert deryasında yüzerken bir gemi geldi
Seni alamayız, biz dert yüklüyüz dedi
Yük olmam beni de sığdır dertlerin arasına
Dedim dedimse de dinlemedi kaptan
İkimiz de kaybolmuştuk, beni dert etme dedim
Onlar yola revan, bense el salladım arkasından
Hep güzeline çektirdi Yaratan,
Her güz, elini çektirdi yaradan.
El emek, aşığını geç aratan,
Elleme kaşığını, geç aradan.
Bir damla umutta benden serpilsin yüreğine.
Göğsümdeki çarpıntı ellerine değmiş çok mu?
Nasıl incitir seni sesimin titremesi?
Nefesim yüzüne çarpmış çok mu?
Her sevdaya koşan gönlün,
Gözümde giderek uzaklaşıyorsun,
Gönlümde giderek büyüyorsun.
Aklımdan geçenleri duyuyorsun,
Bir tek sevgimi bilmiyorsun.
Yüzümde tuhaflaşıyor, midemde uçuşuyorsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!