Dert deryasında yüzerken bir gemi geldi
Seni alamayız, biz dert yüklüyüz dedi
Yük olmam beni de sığdır dertlerin arasına
Dedim dedimse de dinlemedi kaptan
İkimiz de kaybolmuştuk, beni dert etme dedim
Onlar yola revan, bense el salladım arkasından
Hep güzeline çektirdi Yaratan,
Her güz, elini çektirdi yaradan.
El emek, aşığını geç aratan,
Elleme kaşığını, geç aradan.
Bir damla umutta benden serpilsin yüreğine.
Göğsümdeki çarpıntı ellerine değmiş çok mu?
Nasıl incitir seni sesimin titremesi?
Nefesim yüzüne çarpmış çok mu?
Her sevdaya koşan gönlün,
Gözümde giderek uzaklaşıyorsun,
Gönlümde giderek büyüyorsun.
Aklımdan geçenleri duyuyorsun,
Bir tek sevgimi bilmiyorsun.
Yüzümde tuhaflaşıyor, midemde uçuşuyorsun.
Kalbime dolun ayağınızla,
Dolansın dolunay ağınızla.
Kal, binip de atına gitme,
Kalbin ipte atınca, itme.
Vaz geçişim var.
Vaz geçesim var, beklerim.
En güzel vaz geçen adam benim.
Israrım yok, bahanelerim var.
Biz insanız,
Biçemeyeceği çiçeği ekti,
Ne çektiyse eksiklikten çekti.
İnsan, acı duydu bu vardan,
Derin çığlıkları duvardan sekti.
Ben bu derdi tanıyorum,
Bundan daha belasını bilmem.
Ben bu aşkı biliyorum,
Ama neye yarar, benim bilmem.
Öyle safça tutuldum.
Bir mandala asmışlar dünyanın yükünü
Taşıyamadı, kopardı ipini
Attılar denize, gördü dibini.
Olacağı belliydi daha bağlandığında,
Taşımaz, taşıyamaz. Yıkıldı bir anda,
Dökülmüş yere, yarimin umudu,
Toplayamadım.
Yitirdik yaşama sevincini,
Bağlanma umuda, sök ipini.
Ben o ipi tutamadım.
Dök içini, dök içini,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!