Vur mehmedim vur!
kudursa da gavur
vur, dedenden yadigâr
Cihan devletini kur!
Vur mehmedim vur!
Bir zerdali çiçeği kokusunda
zamana direndim
yaralı bulutlar kayıp gitti gözümden
tükenmezliğin pençesinde tükendim
gecelere yükledim ay ışığını
Bilerek içtim sevda denilen zehri
Ruhumu süzen nihavent bakışların
Zülfünün elmas tellerine dokunur bir mevsim
Dolunay tutulur bakışlarında
Hep seni bekledim seher vaktinde
Belki zulmet belki nursun sevdiğim
Şu kurban olduğum kudret kalemi
Saatini bize kursun sevdiğim.
Rahmetiyle eser asi bir rüzgar
Ne zamandan beri sevdim seni yâr
Yıllar bile akıp geçti sevdiğim
Karardı bulutlar, gökte yağmur var
Bir şimşekti çakıp geçti sevdiğim.
İçimde aydınlık, sende mi güneş?
Kara kış ortasında bıraktın beni yâr
Bahar geçti, gündemimden yaz düştü
Yüreğinde belli sarp dağların var
Nasib-i vefadan sana az düştü.
Bana sevdanın en pütürlü yolları
sonunda bir hüzün bir çıkmaz düştü...
Karşı dağın yamacı Berlin yolu
Yol boyu geçip giden araba dolu
Özlerim seni ben, her araba uğultusunda
Elim yüzümde, penceremde
Belki sabah belki akşam, hem gün ortasında
Özlerim seni ben.
Özlerim seni ben
Çölde su gibi
bir ölüm uykusu gibi
her hesabın doğrusu gibi
Özlerim seni ben.
Özleyemez bir çiçeği arı !
Ne de karlı dağlar baharı
Benim seni özlediğim kadar.
Ey yar!
Öyle bakma, efkârlı aynalara !
Gülüşünde gül tükendi sevdiğim
İçimde sancıyan bir saklı yara
Her ahımda dil tükendi sevdiğim.
Mevsimlere düştü ahı hicranın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!