Ankaradan bana doğru dön biraz
içime ışığın vursun sevdiğim
bakışın bahar, gülüşün sıcak yaz
mevsimler kenara dursun sevdiğim.
Uzak iklimlerin bir adı vardı sende
Yüreğime dokunurdu kuruyan güller
Dolunay düşmüştü aydınlık yüzüne
Tebessümünde yıkanırdı yüreğim.
Bir iç çekişin öyküsüdür bu!
Turnaların şarkısına dokunan
Uzaklaştıkça sevdim seni
Bir Kaya dibinde kanadı kırık kuş gibi
çaresizce sevdim seni
gökyüzünü seyrederken masmavi
beni mah yüzüne hasret bıraktın
çektin perdeleri can evimden yaktın.
Vara vara sarp dağlara vardım da
Yarim kaldı karlı dağlar ardında
Herkes âleminde kendi derdinde
Bu halimi soran mı var sevdiğim?.
Gözünde yaşmı var gözü elamın
Vechine resmettim, güneşi ayı
mavi mavi bakan sendin sevdiğim
adınla hep farklı gördüm dünyayı
kan gülleri takan sendin sevdiğim.
Saklım da Isparta gülü sen idin
Vechini getirdi yeni yağmurlar
yüreğim bir yola düştü sevdiğim
kanatlandı maveraya umutlar
gözlerime sıla düştü sevdiğim.
Bir sevda kemendi kolumu bağlar
Dağlar şimdi kar'a düşer
Gönlüme bir yara düşer.
Üzülme be koca gönül
Yolun bir bahara düşer.
Umut dedim, çöldeki su
Uzattım kadehimi gönül çeşme'ne
Bir damla gülümse dolsun be gülüm
Dokunsun dudağım gül-ü şebneme
Cennetten bir dem olsun be gülüm.
Hüznüm de tüten bu vaveyla güzel
Gözyaşı mı gerek ağlamak için?
Hep içimden ağlar gibi üzgünüm
İnşirah, inşirah! Bu çıkmaz niçin?
Boynu bükük sağlar gibi üzgünüm.
Sanki gün doğmuşta güneş almamış
Unutamam seni dedin de sevdiğim
Bir asi yağmur yağar unutursun
O yaban ellerde gönül verdiğim
Bir gün güneş siyah doğar unutursun.
Eksilmez gözümde sevdanın seli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!