Ah vefasız, şimdi bir çay doldur da!
Üstünden bir yudum al benim için
Bir kırık plağa şöyle dokun da,
Bir gurbet türküsü çal benim için.
Sakladım seni ben, en kadim yerde
Güzel gören güzel düşünür derler
Gözlerim bir güle değdi sevdiğim
Sakladım seni gönlümdeki mahzene
Billur sözler dile değdi sevdiğim.
Mevsimlerin kana belendiği an
Erir mi bilmem, dağların asırlık karı?
Beklerim yıllardır, bir saklı baharı
gözlerim semada, gözlerim fersiz
Aşkımız kalmadı yurtsuz, bu kadar yersiz.
Sevdanın rıhtımına vuran masum dalgalar
Saklım da bir ateş yanar derinden
Enginin de sen tüter'sin sevdiğim
Süzülür mevsimler o gözlerinden
Bir ömrüme sen yetersin sevdiğim.
Yıllar geçti, bu gözlerim resmine
Dalgın dalgın bakıp gitti sevdiğim
Gözlerimden umman çizdim ismine
Ne nehirler akıp gitti sevdiğim.!
Selâm olsun sisli gönül dağına
Bahtıma düştü de zarı bülbülün
Kendimi kınar da çoklar dururum
Boynu bükük kaldı yadımda gülün
Şu esen rüzgârı koklar dururum.
Bilirim yâr ise, çaresi yardır
dokunsa yarama kan ağlar sular
gözümde firari, dönmez uykular
şimdi kanıma bir zehir mi düştü
içimde çağlayan nehir mi düştü?
sefasından yangın olur dünyanın
Kaybettiğim bir şey var bir yerde
araması hoşuma giden
belkide bulmak istemediğim
sen gibi
kara bahtıma yazılan
vuslatı mahşere uzatılan
Sanma ki unuttum sevdiğim seni
Geceden kalbim uyanık sevdiğim
Hasretinle yakıp kavurdun beni
Ufukların bir ucu yanık sevdiğim.
Sakın hiç kimseyi hafife alma
Unutma mezarlar hep tek katlıdır
Bulanık sularda derine dalma
Kaderin askeri hep pusatlıdır.
Sanma ki unuttum dudak büküşün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!