Hani su durusu gözlerin var ya!
Can dedikçe cana düşer gözlerin
Damarımda ılık ılık akar ya !
Damla damla kana düşer gözlerin
Kan kızıl alevdir sevdanın rengi
Her mevsim ahında kar boran var da
Beni bir sevdaya salan ömrümün.
Bir ümidi sendin, çok uzaklarda
Bakiye bir hüzün kalan ömrümün.
Yürüdüm yollarda ayak yalını
İlk aşığım dediğimde şaşırdın
Gönül bir uçan kuştu be balım
herkese vuslat nasip oldu belki
benim yollarım yokuştu be balım.
Felekle yoktur biraz aram diye
Balım, gül dalım!
Saçlarının zeytin kokusunu, getirir rüzgar
Teninin buğday kokusunu balım.
Uzakta olsan da burada hissederim
ruhumu sarar asil kelebekler,
Sen aklıma düşünce…
Başımı koysam, dizine sevdiğim
Bu dünya dönmese dursa ne çıkar!
Dokunsa eline titrek ellerim
Saatler ölümü vursa ne çıkar!
Düşmesin bu öksüz aşkımız dile
Yok artık, kurtarmaz bizi bu hayat
Ahlaktan, ilimden, irfandan başka
Fani olan her şey kalıyor bayat
Ne kaldı, zarar ziyandan başka!
Ayrılık tarifsiz, ayrılık ateş
Canımı kopardı bile ayrılık
Dokunsa bir kez sönerdi güneş
Düştü acısıyla dile ayrılık.
Bir kara sevdaya düşeli beri
Bir Serçe Misali
Adını anarım her ah-u zarda
Güneş ki erirken mat ufuklarda
Kanarken düşlerim bir sonbaharda
Ayrılık vehmine düştün de gittin.
Ayrılık vehmine kapılıp gittin
Yıllar oldu göremedim sevdiğim.
Kanımda yeşerip tenimde bittin
Ben bu sırra eremedim sevdiğim.
Bir başkası bana yar olur diye
Kıvrım kıvrım yollar uzaklardayım
Vuslata bir hayal kur benim için.
Şimdi gurbet elde vakti dardayım
Ayrılık vehmini vur benim için.
Hani bir gün vuslat vakti olur da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!