Dostluğun tarifi herkesçe malum,
O Rahman'a dost olmaktır mesele!
Merih yıldızına çıkar mı yolum?
O Fermana dost olmaktır mesele!
Merhametin medârından yücelen mânâ
Süzülür de damla damla düşer îmana
Bir mânâ ki inci döker bütün zamana
Devr-i âlemin ruhu sensin ey sevgili!
Olsa da konuşsa şimdi Yesrib’in dili.
Mevsimlerde geçti, bu asi yazda
Dilime düşerdin her bir niyazda
Okyanusa düşen, nehirler azda
Bu gönül sevdanla duruldu gülüm.
Aşk vurur dediler, ben inanmadım
Yad ellerde beni buldu sevdiğim
Mevsimsiz bir kıştı attığım adım
Kar borandı,olan oldu sevdiğim.
Devinirdi yüreğinde çağlayanlar
gözlerimde asılı bahar mavisi
dağ yamaçlarında bir gül
yüreğimde kor gibi
renklerde mor gibiydi...
Leylaklar ıslanırdı gülümseyince
Senden gayrısına kulak tıkadım
Bir ceylan içimde ağlıyor öyle
Her sözümü gözyaşıyla yıkadım
Aşkın yüreğimde çağlıyor öyle.
Sevmek kader değil demişsin ama
İnsanın arzusu gizli muamma
Nicesi mal için yarıştı gitti...
Zevki sefasında yaşayan amma
Şu kara toprağa karıştı gitti..
Hakk emrini dinler er oğlu erler
Kader ki bekletir limanda beni
Dua ki doldurur bu boş yelkeni
Üstümden kesme serince gölgeni
Bu susuz çöllerde yakma Allah'ım! .
Dilerim ay mavi, gök mavi olsun
Ak melekler konmuş yüce dağlara
Şiarı tertemiz, arı köyümün
Baharda menekşe düşer bağlara
Bindir berekettir, karı köyümün.
Herkes birbirine hüsnüyet diler
Konuşacak bir şey yok aşk adına
düğümlendi sözcükler birer birer
şiirler bile dargın vefasız kadına
bu kırgınlık bilmem kadar sürer?
Ölümü yokladım aşktan güzeldi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!