Şahikaya değer gururlu başın
Sen bu sarp dağların kar çiçeğisin.
O mahmur gözlerin elvan bakışın
Sen gönül bahçemin nar çiçeğisin.
Uçar kanaryalar özgür zamana
En ıssız dağlarda açan kardelen
bu yürek sesimi bir defa dinle!
bilirim yürekten bir iç çekişinle
beni yeniden vur yine kardelen.
Yar buzlu toprağı binbir emekle!
Yutkundum her demde baktım esefle
Koca yıllar gelip geçer sevdiğim
Zaman dedikleri bir deli kurşun
Yüreğimi delip geçer sevdiğim.
Gurbet dedim yüreğimde hasretin
Sana meftun kanamalı şehirler
Kanımı bir kara sevda zehirler
Süzülürken gözlerimden nehirler
Bir firkate düşer gider sevdiğim.
MAH YÜZLÜM!...
Yüreğimde sözler toplanıp sende el ele tutuşuyor. İçimdeki fırtına sende türbülansa düşüyor.
üşüyor yüreğim uzaklarda üşüyor...
Kim bilir rüzgar hangi dağa düşüyor
Bir rahmet dokunur yağmurlar iner
Islanan çiçeğin dalı kırmızı
Rüzgarın öfkesi yağmura siner
Eğil de kulak ver, dili kırmızı.
Sözlerde kinaye, belki panzehir
Kısık sesleriyiz sevdiğim biz bu toprağın
çıplak ayaklarımızı öperdi toprak ödül yerine
ne süslü elbislerimiz oldu, ne yalaka lafımız
belliydi safımız...
Masa üstü ne kahramanlar gördük
Rüzgâr değmesin saçından tele
Kan mı sızmış yanağında güle?
Zülfünü tarayıp savurma yele!
Ben seni her esen yelden kıskandım.
Kalabalıklar içinde yalnızım
içimde sessizliğin kadar
fırtınalar susar kasırga susar
gözlerimde ıssızlığın kadar
kurşunlar erir içimde
yıllardır vefasızlığın kadar.
mevsimlere sordum güneşe küsmüşler
küsmüşler de bir boşluğa düşmüşler
kışta üşür bazı yüreklerde bilesin
mendil değil elindeki gözyaşımı silesin.
dağların doruklarında kara sevdam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!