Ne zaman ki aşka gelince konu
hatırlarım yağmurlu bir günde onu
hangi denizin kıyısına vurur
bu çıkmaz sevdanın sonu!
Bir ılık yağmur, çıkar fırtına
Ne zaman ki gönül ah etse zardan
ılık bir yağmur yağıyor sevdiğim
bir ışık sızıyor ince şafaktan
karanlığa gün doğuyor sevdiğim.
Ne zaman hatırlasam yarim seni
beni bir ılık rüzgâr sarar sevdiğim
kanatlanıp gelse bir tebessümün
bende kalmaz artık karar sevdiğim.!
Gün saçlarını ufuklara asanda
Ne zaman senden uzaklaşmaya çalışsam
bir zemheri sarar beni,
üşüyorum...
Ne zaman senden kaçmaya çalışsam
zaptiyeler yakalar beni,
nezarete düşüyorum.
Ne zaman senin şehirlerinden geçsem ürperirdim
Şakaklarımda ki mühürden tanırdın beni
Efsunlu başıma kar yağardı yaz ortasında
Senin gözlerinde demirden dağlar
Üşürdü engininde yamalı göçebeler.
Hüseyin'lere su verir miydin bilemem.!
Aklıma düştüğün zaman yâr
kirpiklerim yaşa döner
hasret vurur ara ara
tadım, tuzsuz aşa döner.
Biliyorum be umarsız
Çorak topraklara düşen
bir yağmur misali, serin
ömrüme düşen nihavent gülüşlerin
kaç ılık yaz saklar içinde
narin bakışların gökler kadar derin
Mahzun bir garibi Mevlâ'dan bil
Ortak ol derdine, göz yaşını sil
Bir tek Allah’ın huzurunda eğil
Göz yaşın Hak için sel olsun oğul.
Merhem tut komşuna var ise derdi
Hakikat bezminde çözülür sırlar
En gizemli sırlar saklanmaz o gün
Hesap ki görülür, geçse asırlar
Azılı zalimler aklanmaz o gün.
Kırkbir kere düşün bir kere yaşa
Bilinmez derdini kimseye açma!
Her insandan tabip olmaz bilesin
Söndürme gönlünde saklı çırayı
Umutların yarım kalmaz bilesin.
Oku, kurtuluş mektubunu oku!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!