Cümleler hüzünlü, özlemle başlar
Yerinden oynadı en aziz taşlar
Gözümden süzülür vedasız yaşlar
Yağmur izlerime düştü bu akşam.
Gönül'e yüklenen gamlı bir yastı
Kulaklarımı sağır eden bu ayaz
bir insan her gün mü özleminden yaralanır
yaralanır mı bir insan can damarından
bu soğuk, bu ayaz
kırklar dağının karından...
Bu deli gönlümü hor görme sakın!
Hicran dudağında zar olsun da gör!
Bir menzile doğru yaparken akın
Asi dağlarında kar olsun da gör!
Kılıç gibi keser her demde zaman
Bu gönül ki aşka hayran
Gülüm sana başka hayran
Ve bu dünya nasıl devran?
Döner döner aşka vurur.
Bir rüzgâr ki iş bu an'dan
Nedir diye sorarsan saklı yara?
şu uçan kuşlara bakar anlarsın
dalar da gözlerin bir uzaklara
ardından bir ağıt yakar anlarsın.
Sevdadan bir şarkı düşer diline
Sendin yüreğimde ki saliha gül
dudağından zemzem damlayan
beni en çıkmazlarda anlayan
içimde sessiz sessiz kanayan...
Medine bahçesinde yeşeren sümbül
sendin yüreğimde ki saliha gül.
Özlemin tütüyor, gözümde bu nem
Küser mi yâr, bir gerçeği söylesem ?
Dudağın ucunda saklanan zemzem
Düşsün bardağıma bir seher vakti...
Kara sevda buharlaşır kanımda
Bir şehir düşer içimize, Kudüs diye!
Salyalı bakışları arasında düşmanın
Muhammed'in çıktığı yer ilk semasına
Kıyamam, onun en nadide hatırasına
Bu dava oyuncak değil, değil süs diye
Bir şehir düşer içimize Kudüs diye...
Topladım tebessümünü avuç avuç
İçimdeki ah, yele düştü sevdiğim
Gülüşünden kalan bir yudum cemre
Bir kırmızı güle düştü sevdiğim.
Serçe çığlığında bu gam bu keder
Kalan ömrüm geçse bir seninle yar
eski bir evimiz olsa da yeter
olmasa bal şerbet, sanki ne çıkar
bardağım bir suyla dolsa da yeter
Sevda seçtirirken akla karayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!