Bir seher vaktinde uyanıp,
Kırlara doğru koşsaydık.
Birbirimizin olmazsa olmazı olsaydık.
Her gün sevgiyle taşıp dolsaydık.
Arasaydık birbirimizi bulsaydık.
Keşke böyle olsaydı.
Bir rahmet dokunur yağmurlar iner
Islanan çiçeğin dalı kırmızı
Rüzgarın öfkesi yağmura siner
Eğil de kulak ver, dili kırmızı.
Sözlerde kinaye, belki panzehir
Kısık sesleriyiz sevdiğim biz bu toprağın
çıplak ayaklarımızı öperdi toprak ödül yerine
ne süslü elbislerimiz oldu, ne yalaka lafımız
belliydi safımız...
Masa üstü ne kahramanlar gördük
Kızamık gibi seviyorum seni
bir değdi mi diline, bırakamazsın
alışkanlık yapar, tutku yapar
tıpkı senin gibi
yüreğime çöktüğün gibi
ama kızamıkla aranda bir fark vardı
Hasretin bir yanda gurbet bir yanda
Ben tükendim azar azar sevdiğim
Ve Sen aklıma düştüğün bir anda
Yüreğimden bir kan sızar sevdiğim.
Sevda nasıl çile, nasıl bir emek?
Bir yayla dumanı dumanı gözlerimde
Sen, kara sevdamın ilki sevdiğim
ben seni bir sevmiyorum derimde
İnan çaresi yok, bil ki sevdiğim.
Hatırla yad elde yağmurlu günde
bu yürek kapımı çaldın sevdiğim
akşam kuşlar yuvaya döndüğünde
beni bir sevdaya saldın sevdiğim.
Bu hasret bir beni zehirler gibi
Nereye gidersem gideyim
yanımda hissederim seni
aldığım hayat dolu nefeste
canımda hissederim seni. ..
Bir duam ki muradınla
Hazan düştü yine, gönül bağıma
Gözlerimde zaman soldu sevdiğim
Saf hüzün doldurdum boş bardağıma
Kadehler boşaldı doldu sevdiğim.
İsterdim düşesin alın yazıma
her sabah kuşların konduğu çiçekli daldın
güneş dokunurdu gözlerine bir tepeden
tebessümünü çalmış olmalı güneş
ay izin istemiş olmalı geceden
belki dudağının şarkısıdır akan ırmaklar
bazen bir gül düşer gülüşünden bir mavi bir kırmızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!