Öptüm yine gözlerinden sevdanın
koynumda kuruttum nice kır çiçeklerini
gözlerimden süzülen her damla yaş
bir kayıp sevdanın son türküsüdür.
Ben yaza kış dedim, kışa da yaz
Ruhumun en ince kıvrımlarında
Bir sevdanın izi yaşar sevdiğim
Zahir olsa gülüşüm de gülistan
Engininde sızı yaşar sevdiğim.
Ey yaralı gönlüm, ey sevda çağlı!
Çınladı bir ses, koştu da duyan
Duymayanlar kaldı geri oldular
Kurtuldu Kuran'ın emrine uyan
Cümle şirkiyyattan beri oldular.
Kanatlandı bir nur zümrüt çağından
Bir seher vaktinde uyanıp,
Kırlara doğru koşsaydık.
Birbirimizin olmazsa olmazı olsaydık.
Her gün sevgiyle taşıp dolsaydık.
Arasaydık birbirimizi bulsaydık.
Keşke böyle olsaydı.
Bir sabah uyan saçlarını taramadan örmeden
kim bilir nerde son bulacak ömrüm
bir seni görmeden
Bir sabah uyan bu sabah başka olsun
bir ömürlük aşka olsun.
Bu dava ki hakikat'ın davası
Hu der toprak; dağı, taşı ovası
Bizim köyün sisli puslu havası
Çakallara tez görünüz kardeşim.
İçimize kurt düştü bilki gülmezem
Karşılaşsak bir otobüs garında
bir ıslak tebessüm dudaklarında
otursak seninle iki bardak çaya
gözlerim kamaşır bakarken aya
Konuşsak yine havadan sudan
uyansak bir nazenin uykudan.
İçimde kıvranır bir deli hüzün
Yazdım arzuhalim taşın üstüne.
Güneşin şavkını söndürür yüzün
Al yazmanı kaldır kaşın üstüne.
Bir sevda şarkısı, isimde sensin
Hakk'ın rızasına koşar er oğlu er
Ayırır mazluma, yüreğinde yer
Bir Hakk'ın zikriyle tüten gönüller
Sonsuzluk bezminde vara kavuşur.
Yağmurun ritminde saklanan zikir
Kayıp bir türküdür adı sevdanın
ömrümü törpülüyor ya iç çekişlerin
Gözyaşların kesiyor keskin kayalıkları
Ardından vadiler ırmaklar bırakıyorsun
Yeni bir bahar doğuyor gönül kıyılarımda
Üstünü örtüyorsun en ücra gariplerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!