Geceler karanlık, içimde tasa
Bekledim ki düşsün ay kaderime
Karşımda sen olsan bir beyaz masa
Gelsin İki bardak çay kaderime
Uzaktan ruhuma dokunan eldin
Sevdamın nabzında, titreyen canda
Yağmur yağmur gözümdesin sevdiğim
Dilimde küllenen, buğulu anda
Her cümlede sözümdesin sevdiğim.
Nevruz çiçeğinin nakışı sende
Çınladı bir ses, koştu da duyan
Duymayanlar kaldı geri oldular
Kurtuldu Kuran'ın emrine uyan
Cümle şirkiyyattan beri oldular.
Kanatlandı bir nur zümrüt çağından
Kapım çalınsa bir baksam sen gelmişsin
gözlerinde bir gurbetin buğusu
Mavi göllerin beyaz kuğusu
Kevser'den bir damla dudağında
Başında al yazman, Medine nakışın'da...
Baygın rayihandan içime düştü dem
Hep böyle hoş kokar'mısın karanfil?
Gözlerin buğulu, gamzende sitem
Beni böyle yakar'mısın karanfil?
Yanağında kan gülleri kırmızı
Dağlarıma çiğ düştü, dallarıma kar
Yüreğimden yüreğine bin selam var
Gel de içimden topla gülüşlerini
Baharın bir adı sendin nazlı yâr.
Bu sevdanın öz ruhunda Hakk var
Karanlığa doğru saplanır yollar
Arif odur ki bir ihsan kollar!
Aklını imanla dolduran kullar
Hakkın rızasına koşar da gider
Hakikat içinde bir vara doğru
Hüzüne belenmiş nemli gözümden
Son bir damla daha düştü sevdiğim
Eriyor içimde demirden dağlar
Feryadım bir ah'a düştü sevdiğim.
Sevdadır sermayem gönül varıma
Gelip de geçer bu güzide anlar
Şafaklar da ağlar, kızıl yağmurlar
Bazen ki sermayen nedir sorsalar?
Yüreğimde saklı dualar derim.
Biraz tutsam Musa’nın asasından
Şahikaya değer gururlu başın
Sen bu sarp dağların kar çiçeğisin.
O mahmur gözlerin elvan bakışın
Sen gönül bahçemin nar çiçeğisin.
Uçar kanaryalar özgür zamana
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!