Umutsuz sözcükler bıraktım şiirlerime
bir gölge gibi sıyırırdın ruhumu
umarsızlık ülkesine göç ederdin
yüreğimden uçan turnaların
kanat sesine kulak tıkardın biliyorum.
Sevda dedikleri zor bir savaştı
gönül kanatlandı dağları aştı
saf kalbine bir seherde ulaştı
seni unutamam asla sevdiğim.
Seslenir yüreğim yürek eşine
Tutmaz geceleri, uykuyu gözüm
Bulamadım kara sevdama çözüm
Gelip diyecektim, tutmadı yüzüm
Seni sevdiğimi asla unutma!
Bu ne ince sızı, düşürür derde
Seni her dem düşürmedim dilimden
Ve okudum hece hece sevdiğim
Adın harfleri savrulur külümden
Unutmadım gündüz gece sevdiğim.
Ankaradan bana doğru dön biraz
içime ışığın vursun sevdiğim
bakışın bahar, gülüşün sıcak yaz
mevsimler kenara dursun sevdiğim.
Uzak iklimlerin bir adı vardı sende
Yüreğime dokunurdu kuruyan güller
Dolunay düşmüştü aydınlık yüzüne
Tebessümünde yıkanırdı yüreğim.
Bir iç çekişin öyküsüdür bu!
Turnaların şarkısına dokunan
Uzaklaştıkça sevdim seni
Bir Kaya dibinde kanadı kırık kuş gibi
çaresizce sevdim seni
gökyüzünü seyrederken masmavi
beni mah yüzüne hasret bıraktın
çektin perdeleri can evimden yaktın.
Vara vara sarp dağlara vardım da
Yarim kaldı karlı dağlar ardında
Herkes âleminde kendi derdinde
Bu halimi soran mı var sevdiğim?.
Gözünde yaşmı var gözü elamın
Uzattım kadehimi gönül çeşme'ne
Bir damla gülümse dolsun be gülüm
Dokunsun dudağım gül-ü şebneme
Cennetten bir dem olsun be gülüm.
Hüznüm de tüten bu vaveyla güzel
Gözyaşı mı gerek ağlamak için?
Hep içimden ağlar gibi üzgünüm
İnşirah, inşirah! Bu çıkmaz niçin?
Boynu bükük sağlar gibi üzgünüm.
Sanki gün doğmuşta güneş almamış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!