Hasretin gözüme çekti de perde
Yüce dağlar şimdi duman sevdiğim.
Yaprağın toprağa düştüğü yerde
Sessiz sessiz erir zaman sevdiğim.
Nabzımın ruhunda atan nazlı yâr
Kim demiş en tatlı baldır diye!
Dünyamda en tatlı bal sensin
Üşüsem yorulsam da bir köşede
Tutunacağım dal sensin
Gülde mavi, çiçekte al sensin
Nasıl tarif edeyim sevdiğim seni...
Nasıl yaşar isen, ölürsün öyle
uyanırsın günün bir şafağında
kuşan bir vakti son sözünü söyle
bir bulut kaynıyor sibir dağında...
Teslim durağında bekle başka arama
İbretle bak gönül, mat aynalara!
Gülümseyen dudağına zar düşer
Heybetiyle gölgelenmiş dağlara
Tipi düşer, boran düşer kar düşer.
Yâr uğruna, dile düşen sitemde
Nasip olsa; elin değse, bir ara!
Sadrım da harlanan nara sevdiğim
İçimde titreyen gizli bir sara
Merhemi bulunmaz yara sevdiğim.
Öyle hasretim ki bir dem sözüne
Seni hatırlayınca gurbet düşer aklıma
Kapımı hatıralar vurur sevdiğim
Bir yaralı serçe sığınır saklıma
Dağlar yüreğimi kavurur sevdiğim.
O yaban ellere garip göçüm de
Sevdasıyla için için dolduğum
Her zerrede hakikati bulduğum
Sen ey Rabbim her dem kurban olduğum!
Her hücrede bin hikmetin var senin.
Vasıtasız tüm her şeyi görürsün
Senin alın yazın benim kaderim
dokunma bulutlara bir daha asla!
sırtını verip bir dağ yamacına
başını mor bir gül dalına yasla.!
Ne ağıtlar yaktım senin ardından
Kuşlarda benimle ağlar sevdiğim
Turnalarda göçtü gönül yurdundan
Şimdi yanar yalçın dağlar sevdiğim.
Elimi kalbime koydum bir ara
Atışında senin aşkın sevdiğim
Güneş yaslanırken nazlı dağlara
Batışında senin aşkın sevdiğim.
Beklerim erisin dağların karı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!