Hüznün yanağından öptü kırmızı
Hasret yine çöle düştü sevdiğim
Yüreğimde kaldı bir eski sızı
Kara sevdam dile düştü sevdiğim.
Dualarım düşer, her latif güne
Her akıl vereni sanma hekimdir!
Dokunmaz merhemi söz olur gider
İnsan bir muamma bilmezsin kimdir
Bir derman istesen, tez olur gider.
Hakikat bezminde bir hikmet vardır
Zübde-i âlemsin, sığın Allah’a
Od yaktığın yerde çiçekler açsın
Sığdır şu gönlüne bir sevgi daha
Her baktığın yerde çiçekler açsın.
Bir Yusuf misali kuyuda hem'de
Her gün gözlerini öpen aynaya
Dağılsın saçların, bak benim için
Zülfünün düştüğü serin yaylaya
Kızıl kan gülleri tak benim için.!
Üşüdüm üşüdüm, bu boran karda
Hasretin bir yanda gurbet bir yanda
Ben tükendim azar azar sevdiğim
Ve Sen aklıma düştüğün bir anda
Yüreğimden bir kan sızar sevdiğim.
Sevda nasıl çile, nasıl bir emek?
Bir yayla dumanı dumanı gözlerimde
Sen, kara sevdamın ilki sevdiğim
ben seni bir sevmiyorum derimde
İnan çaresi yok, bil ki sevdiğim.
Hatırla yad elde yağmurlu günde
bu yürek kapımı çaldın sevdiğim
akşam kuşlar yuvaya döndüğünde
beni bir sevdaya saldın sevdiğim.
Bu hasret bir beni zehirler gibi
Nereye gidersem gideyim
yanımda hissederim seni
aldığım hayat dolu nefeste
canımda hissederim seni. ..
Bir duam ki muradınla
Hazan düştü yine, gönül bağıma
Gözlerimde zaman soldu sevdiğim
Saf hüzün doldurdum boş bardağıma
Kadehler boşaldı doldu sevdiğim.
İsterdim düşesin alın yazıma
her sabah kuşların konduğu çiçekli daldın
güneş dokunurdu gözlerine bir tepeden
tebessümünü çalmış olmalı güneş
ay izin istemiş olmalı geceden
belki dudağının şarkısıdır akan ırmaklar
bazen bir gül düşer gülüşünden bir mavi bir kırmızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!