Seni özlemek, özlemek seni
bir çöl ortasında duru su gibi
her eğrinin doğrusu gibi...
yada deniz ortasında çırpınırken
bir tahta aramak gibi seni özlemek...
Seni sevdim ya!
hem nasıl sevdim.
seni yüreğimde taşıdım hep
seni taşıyan yüreğimi sevdim
aklıma düştüğünde elim yüzümde
hiç gelmediğin şehirleri sevdim
Sensiz yılladı İçimde bu kışlar
Maddede Manasız, sensiz bakışlar.
Hatırlatır seni öterde kuşlar,
Mevsimde yazım seni çok özledim çok.
Bir gün gülerken görmedim seni,
Seni giyindi yüreğim
zamansız sevdim seni
ne söylesem dikkat kesiliyor kuşlar
kulaklarımda vınlayan kızgın kurşunlar
Ne söyledimde bulutlar söylemedi sana
çivit dereler içmiş gözlerini
Seni hatırlayınca gurbet düşer aklıma
Kapımı hatıralar vurur sevdiğim
Bir yaralı serçe sığınır saklıma
Dağlar yüreğimi kavurur sevdiğim.
O yaban ellere garip göçüm de
Sevdasıyla için için dolduğum
Her zerrede hakikati bulduğum
Sen ey Rabbim her dem kurban olduğum!
Her hücrede bin hikmetin var senin.
Vasıtasız tüm her şeyi görürsün
Senin alın yazın benim kaderim
dokunma bulutlara bir daha asla!
sırtını verip bir dağ yamacına
başını mor bir gül dalına yasla.!
Ne ağıtlar yaktım senin ardından
Kuşlarda benimle ağlar sevdiğim
Turnalarda göçtü gönül yurdundan
Şimdi yanar yalçın dağlar sevdiğim.
Elimi kalbime koydum bir ara
Atışında senin aşkın sevdiğim
Güneş yaslanırken nazlı dağlara
Batışında senin aşkın sevdiğim.
Beklerim erisin dağların karı
Senin aşkınla doldur yüreğimi
Gülşensiz bağ ile doldurma Allah’ım
Ya kıymet bilene düşür sevgimi
Eğreti ellerde soldurma Allah’ım.
Ey aşkın sahibi, aşkı yaratan!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!