Sevda bir ılık yaz hasret zemheri
bir mevsim düşüyor kuşların kanadından
mevsimler bükülüyor iplik iplik
çaresiz ömrümün göz kapaklarından
süzülüyor bir ılık yağmur
aşk deyince vuruyor kıyılara yunuslar...
Sevda dağından mı geldi bilinmez
Saplandı yüreğime bir ok benim
Yıllar geçti izleri hiç silinmez
O gün bugün hep efkârım çok benim.
Gözlerimde aynı mevsim aynı yaz
Sevmedim sevdiğim seni boş yere
sevdadan öte bir duygu tarifsiz
bir ulvi yol ki renksiz, çizgisiz
bazende seni suçladım yok yere
belli ki vuslat'ım kaldı mahşere
Sevmedim sevdiğim seni boş yere...
Dün öptü alnımdan, geçti bu günde
Her günün ardından bakar giderim
Ve bir gün ölümü öldürdüğümde
Sonsuzluğa doğru akar giderim.
Sade güller solar, böyle zamanda
Sesinin buğusunda yeşerirdi mevsimler
dilinden süzülen o hangi ırmak
çöllere yakışırdı taze bir yağmur
devlerin busesi bir ılık rüzgar...
Şu yeşeren köşede ıssız akasya
Sır çiçekleri açmış gamzelerinde
Aşkın duama düşer, gümanı şimdi
Meğerki zemzem buğusu gözlerinde
Ahımda tüter yayla dumanı şimdi.
Solar mıydı bilmem seninle açan gül?
Uzaklardan sevdasına yandığım
Gülüşüne ekmeğimi bandığım
Bir gün çıkar gelir diye sandığım
Geçti bilmem kaç mevsim yaz şimdi
Sensiz her sabah ayaz şimdi.
Bir yüküm var ki çekemez sağlar
Yürek enginim de bir turna ağlar.
Ateş olsa önümde en yüce dağlar
O ateşte ben yürürüm sen üzülme.
Eksinler tohum misali seni tenime
Toprak olur ben çürürüm sen üzülme!.
Yeter ki sen boy ver, kök sal yüreğime
Damla damla ben eririm sen üzülme!.
Sürgünüm sevdana bugün yarında
Keskin bir bıçaktır vaktin akrebi
Acıları biler, gider sevdiğim
Süzülürken serçelerin gözyaşı
biri gelir siler gider sevdiğim.
Yinemi dumanlı dağların başı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!