Karanlığa doğru saplanır yollar
Arif odur ki bir ihsan kollar!
Aklını imanla dolduran kullar
Hakkın rızasına koşar da gider
Hakikat içinde bir vara doğru
Hüzüne belenmiş nemli gözümden
Son bir damla daha düştü sevdiğim
Eriyor içimde demirden dağlar
Feryadım bir ah'a düştü sevdiğim.
Sevdadır sermayem gönül varıma
Kara sevdam, karadan daha kara
dokunsam sadrıma hep aynı yara
bazen zehir bazen ise panzehir
içimde kıvrılan bir mavi nehir.
Gelip de geçer bu güzide anlar
Şafaklar da ağlar, kızıl yağmurlar
Bazen ki sermayen nedir sorsalar?
Yüreğimde saklı dualar derim.
Biraz tutsam Musa’nın asasından
Şahikaya değer gururlu başın
Sen bu sarp dağların kar çiçeğisin.
O mahmur gözlerin elvan bakışın
Sen gönül bahçemin nar çiçeğisin.
Uçar kanaryalar özgür zamana
En ıssız dağlarda açan kardelen
bu yürek sesimi bir defa dinle!
bilirim yürekten bir iç çekişinle
beni yeniden vur yine kardelen.
Yar buzlu toprağı binbir emekle!
Bir zerdali çiçeği kokusunda
zamana direndim
yaralı bulutlar kayıp gitti gözümden
tükenmezliğin pençesinde tükendim
gecelere yükledim ay ışığını
Bilerek içtim sevda denilen zehri
Ruhumu süzen nihavent bakışların
Zülfünün elmas tellerine dokunur bir mevsim
Dolunay tutulur bakışlarında
Hep seni bekledim seher vaktinde
Belki zulmet belki nursun sevdiğim
Şu kurban olduğum kudret kalemi
Saatini bize kursun sevdiğim.
Rahmetiyle eser asi bir rüzgar
Ne zamandan beri sevdim seni yâr
Yıllar bile akıp geçti sevdiğim
Karardı bulutlar, gökte yağmur var
Bir şimşekti çakıp geçti sevdiğim.
İçimde aydınlık, sende mi güneş?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!