Bir rüzgar esti de sevdadan yana
Özlemin dokundu öze sevdiğim.
Kıvranıp ah etsem hepsi boşuna
Sığmıyor feryadım söze sevdiğim.
Dilimde vaveyla, seni anarken
Uçardı kuşlar
aklımın dehlizlerinden
o sonsuz maviliklere.
Ah kuşlar götürün beni gittiğiniz yere!
yıldızlar serpili göklere...
Ufkumun âraf'ından kanatlanan güller
düştü aklımın sathına bugün
derdi güzarım çekerim içimden ahı
şikayetim yok ey sultanı ezel, ey şahlar şahı!
nedamet sırtımda kırılmaz zincir
kimse dokunmasın bu asil yaram incir...
Yüreğim hicranla kavruldu derken
Her kışın baharı vardır sevdiğim
Ufukta kan kızıl şafak sökerken
Bu hüzün ki bana yardır sevdiğim.
Bu sevda kördüğüm, bu hicran işte
Umarsız yüreğin bilmem ne söyler
Gözlerin gözümde gül olur gider
Semaya dokunur engin duygular
Gönülden gönül'e yol olur gider.
Gözümde küllenen bir vakit amma
Nesine güvenem ben ki insanın
Vefasızı ayrı, puştu bir ayrı
Özde tutulunca dili mizanın
Yüreğim figâna düştü bir ayrı...
Yola koyulayım, hem yola erken
Dağlar şimdi kar'a düşer
Gönlüme bir yara düşer.
Üzülme be koca gönül
Yolun bir bahara düşer.
Umut dedim, çöldeki su
Soldu da semada türkuaz perde
Bu gece ay kana düştü sevdiğim
Na'çarım içimde haşrolan derde
Gün süzülüp cana düştü sevdiğim.
Lal olmuş dilimde ahu zar ola
Umutsuz sözcükler bıraktım şiirlerime
bir gölge gibi sıyırırdın ruhumu
umarsızlık ülkesine göç ederdin
yüreğimden uçan turnaların
kanat sesine kulak tıkardın biliyorum.
Sevda dedikleri zor bir savaştı
gönül kanatlandı dağları aştı
saf kalbine bir seherde ulaştı
seni unutamam asla sevdiğim.
Seslenir yüreğim yürek eşine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!