Bir duam vardı sığmadı heceye
O ulu divana durdum olmadı
en kutsi anda dokunup geceye
Hakkın kapısını vurdum olmadı.
Kurtulmak istedim belki bu dertten
Gönlümün gözünden seyrettim seni
Sevda içimdeydi, dilde değildi
Ayak izlerine değdi ayak izlerim
Aşığım dedim ben, elde değildi.
Gözlerimde tüter, dilimde o tat
Sen düşersin aklıma !
Gölge desem gölge, rüzgar desem serinden
Şimdi bir ah çeksem derinden
Kardelenler filizlenir yerinden
Hangi serçeler konar dudağına?
Hangi turnalar uçar gözlerinden?
Mavi prangalar sol yanımda
sen ise uzaklarda saklı türküm.
bir adı kaldı sende irem bahçelerinin
ıslakmı nemlimi bilmiyorum!
başkentin ufkunda kalan ela gözlerin.
Mayıs ayına hastayım, aşığım
Bulutlar aralandı, yandı gönül ışığım
Bir Lütfu ilahi ki ben doğmuşum.
Belki çöllerde ıssız bir çiçek,
Belki kanadı kırık kuşum.
Bir yıl daha geçti koca ömürden
Bülbül küstü, gül'de ağlar sevdiğim
Güneşte tutuldu, gece kömürden
Üşüdü mevsimler, bağlar sevdiğim.
Maziye dokunsam yarası derin
Ben yolumu senin yollarına düşürdüm
sen hangi yolcudan bahsediyorsun...
Yokluğunda üşürdüm.
Gönül kışlağına çekilmedi bir türlü
Mecnunun andıydı elimde yakalandığım.
Vur mehmedim vur!
kudursa da gavur
vur, dedenden yadigâr
Cihan devletini kur!
Vur mehmedim vur!
Yutkundum her demde baktım esefle
Koca yıllar gelip geçer sevdiğim
Zaman dedikleri bir deli kurşun
Yüreğimi delip geçer sevdiğim.
Gurbet dedim yüreğimde hasretin
Sana meftun kanamalı şehirler
Kanımı bir kara sevda zehirler
Süzülürken gözlerimden nehirler
Bir firkate düşer gider sevdiğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!