Ve sen şimdi nerdesin kimbilir?
Hangi yaban elde
Bilmediğim diyarlarda.
Karlı dağlar ardında, kışta karda.
VİCDAN
Vicdânın, ehl-i hal için "süveydâ" da olduğu kanaatindeyim.
Mâlum olduğu üzere nokta-i süveydâ, zahirî beytullah olan Kâbe-i Muazzamadaki Hacerül Esved misâli, mânevî beytullah olan kalpteki kara noktadır.
Süveyda noktası, Sâhibinden, yâni "Yere göğe sığmam,ancak mü'min kulumun kalbine sığarım" buyuran Yaratandan başkasının hakîki mânada müşâhade edemeyeceği noktadır.
Aşka düşer yönüm ıssız gecede
meş'ale elimde, gözlerim nemde
yüreğimin ritmi hep aynı demde
çıkıp da yollara bak benim için...
Gel desen yollara düşer gelirim
Ağaç dalından düşen kelebekler öldü içimde
dilime düştü bir dua bahardan sonra
kaç kurşun sıyırmış turnaların kanadını
anardım içimde kan tütsülü bir zambak adını
senin gözlerinde kaldı eski türküler
Türkü gözlüm hangi dağın kar çiçeğisin?
Vurduğun kanadı kırık kuştu
hep içimde saklı kaldı o muştu
yüreğim yine yandı tutuştu
ilk yağan yağmurdan sonra...
Bir tevi ümitlerim düşer saklıma
Bir sevda değdi ki acısı peşin
Gözümde değişti adı güneşin
Özüme damlayan sevda ateşin
Bitmiyor bilesin yağmurdan sonra.
Eziklik miras kalsa da yapımda
İzzet Allah'tan, Şeref Allah'tan
Ne bekleyeyim elden takdiri
Yeter ki bu yürek olsun diri !
Hicretin önderi gönlümün piri...
Yağmur yağmur dedim aklım ıslandı
Zaman öyle hızlı geçiyor ki gülüm!
hançerin ucundan kan damlar gibi
ve ben zamansız feryad eden bülbülüm
Anka kuşu kanadına konsam ne çare!
Vurulan hangi uçurtmanın türküsüdür gözlerin.
Yad ellerde yolu düştü yoluma
Bazen eceli mi sordu bu sevda
Bir inceden sızı düştü soluma
Sönmeyen ateşti kordu bu sevda.
Ay dolanır yeniden gelir sandım
Yüreğinden sev beni
turnaların gülüşüne sığındım
farketmedi turnalar beni
güneş gökte ay ile gülüşürken
yıldızlarla beş taş oynar çocuklar
sonra sarar sevda diye dev beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!