Vechini getirdi yeni yağmurlar
yüreğim bir yola düştü sevdiğim
kanatlandı maveraya umutlar
gözlerime sıla düştü sevdiğim.
Bir sevda kemendi kolumu bağlar
Nesine güvenem ben ki insanın
Vefasızı ayrı, puştu bir ayrı
Özde tutulunca dili mizanın
Yüreğim figâna düştü bir ayrı...
Yola koyulayım, hem yola erken
Dağlar şimdi kar'a düşer
Gönlüme bir yara düşer.
Üzülme be koca gönül
Yolun bir bahara düşer.
Umut dedim, çöldeki su
Uzattım kadehimi gönül çeşme'ne
Bir damla gülümse dolsun be gülüm
Dokunsun dudağım gül-ü şebneme
Cennetten bir dem olsun be gülüm.
Hüznüm de tüten bu vaveyla güzel
Gözyaşı mı gerek ağlamak için?
Hep içimden ağlar gibi üzgünüm
İnşirah, inşirah! Bu çıkmaz niçin?
Boynu bükük sağlar gibi üzgünüm.
Sanki gün doğmuşta güneş almamış
Yüreğimde bir sevdanın sızısı
Gönül seni can’a bulmuş sevdiğim
Başörtüne damlar kan kırmızısı
Vişne sende mânâ bulmuş sevdiğim.
Tebessümünde açan serin mana
Zaman öyle hızlı geçiyor ki gülüm!
hançerin ucundan kan damlar gibi
ve ben zamansız feryad eden bülbülüm
Anka kuşu kanadına konsam ne çare!
Vurulan hangi uçurtmanın türküsüdür gözlerin.
Yad ellerde yolu düştü yoluma
Bazen eceli mi sordu bu sevda
Bir inceden sızı düştü soluma
Sönmeyen ateşti kordu bu sevda.
Ay dolanır yeniden gelir sandım
Vefalı ol ey gönül, su kadar ırmak kadar!
Seni gül ile karşılayan çiğnediğin toprak kadar.
zümrüt dağların doruklarında kanat açan yar
var mı ötesi, bir selam ile hatır sormak kadar?
Güneşin öptüğü bulutlara yasladım başımı
Vefasızlık senin şiarın olmuş
Bir vedamı desem, kader mi desem.
O sarp dağlar senin diyarın olmuş
Yalnız bana kalan keder mi desem.!
Bazen yanımdaydın bazen içimde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!