Ah vefasız, şimdi bir çay doldur da!
Üstünden bir yudum al benim için
Bir kırık plağa şöyle dokun da,
Bir gurbet türküsü çal benim için.
Sakladım seni ben, en kadim yerde
Güzel gören güzel düşünür derler
Gözlerim bir güle değdi sevdiğim
Sakladım seni gönlümdeki mahzene
Billur sözler dile değdi sevdiğim.
Mevsimlerin kana belendiği an
Erir mi bilmem, dağların asırlık karı?
Beklerim yıllardır, bir saklı baharı
gözlerim semada, gözlerim fersiz
Aşkımız kalmadı yurtsuz, bu kadar yersiz.
Sevdanın rıhtımına vuran masum dalgalar
Saklım da bir ateş yanar derinden
Enginin de sen tüter'sin sevdiğim
Süzülür mevsimler o gözlerinden
Bir ömrüme sen yetersin sevdiğim.
Sen benim kayıp vatanım yurdum
Bakınca yüzüne huzur bulurdum
Kehkeşanlar bile sessizleşirdi
Göğsünün çiçekli yamaçlarında uyurdum.
Bir kayıp mevsimdi gözlerin
Bir garip Mecnunum, yüreğim safir
Leyla'dır sandığım sen değil’misin?
Yüreğim yüreğine her dem misafir
Aşkına yandığım sen değil’misin?
Yüreğine astım mor gömleğimi
Titresin ellerin, bir ışık yakta!
Hep ağıt yaktığım sen değil misin?
Gülüşlerin kaldı hangi ırmakta?
Eğilip içtiğim sen değil'misin?
Sevdiğim bir baksan gönül dağına
Sende kaldı adı, mavi göklerin
Yüreğimi söküp aldın sevdiğim
Bekledim de gelmedi bir haberin
Dağların ardında kaldın sevdiğim.
Sabah sabah kavurur bir iç haykırış yüreğimi
Nehirler sessizce inler senden uzakta
Üşür yalnızlığım içimin kuytularında
Dağlar sessizce dinler senden uzakta.
Gün yakar gün öper safi gözlerimden
Semaya baktım da bir gri perde
bu hicran yarası düşürdü derde
baharı titreten gülüşün nerde?
cemreler düşüyor kışa sevdiğim.
Selamsız sabahsız diller firari




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!