Gözlerimi kaç gözyaşı sıyırdı
akıp giden nehir sendin sevdiğim.
ve bir gurbet beni senden ayırdı
ufkumdaki şehir sendin sevdiğim.
Seslensem yol vermez bu asi dağlar
Saklı bir sızıdır, aşığın derdi
Damar damar bizi sardı sevdiğim.
Gönül çeşmesini bir Mevlâm verdi
Akan edep, akan ar’dı sevdiğim.
En gizli duygum'du gerisi yalan
Nedamet yürekten düşerse dile
Kanatlanır gönül, yüce menzile
Gelme o huzura kul hakkı ile !
Zahit olan mümin tövbekâr olur.
Gönül bahçesine has bir tohum ek
Ardını dönüpte bir hevâ ile
Tepeden tepeden bakma, be gülüm!
Bastığın taş toprak bir gelse dile
Kibir ateşini yakma, be gülüm!
İncitme kimseyi, dön de bu yana
Kuğular dolaşırdı gönül kıyılarımda
bir sevda büyüyor gül nazarımda...
yağmurlar yağardı sen ıslanmazdın
her yağan yağmuru rahmetmi sandın!
Bir turna susardı dağ yamacında
maviydi gök yüzü kan görmeyince
Gönül nasıl bir şey nasıl bir belâ?
İstemeden bir güle olur müptela.
Sevilmezde sevmeye devam eder
Aldırmaz, bu yolda olsa da heder.
Teslim olur aşka, boynu bükülür
Gönül odur, doğar yedi iklime
Bir nehir misali akarda gider
Işık olur, bu karanlık aklıma
Güneş olur biraz yakarda gider.
Gönül odur seni sarar bağrına
Gönül bir hazine, gizemli bir sır
Bilemezsin gönlümdeki dikeni
Nerden bileceksin,hemde kaç asır?
Zincirsiz içinde dağları çekeni.
Bir fırtına esti sevda çölünden
hep çözüldük ara ara sevdiğim
kan damlıyor zerafetin gülünden
bendim düşen ahu zara sevdiğim.
Gurbet kokar benim kelimelerim
Beni bir gün hiç kimseye değil de
Edebi erkân-ı bilene götür.
Ellerimden tutup biraz eğil de
Şavkıyla dağları delene götür.
Dilimde mühürlü, iki hecede




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!