Üşüyor ruhum, ruhum üşüyor
yüreğime yine nur adın düşüyor
aklımın dehlizlerine saklanıyorum
oda oda kapı kapı bir ışık arıyorum
Mecalsizim sesime ses ver efendim,
beyhude ömrüme nefes ver efendim!
Vefalı ol ey gönül, su kadar ırmak kadar!
Seni gül ile karşılayan çiğnediğin toprak kadar.
zümrüt dağların doruklarında kanat açan yar
var mı ötesi, bir selam ile hatır sormak kadar?
Güneşin öptüğü bulutlara yasladım başımı
Ve sen bir gün yüreğimden gidersen
ben tutunam hangi dala sevdiğim
bir elim yüzümde, sen uzaklarda
sinekler konuyor bala sevdiğim.
Yıllar geçip gitti görmedim yüzün
Ve sen şimdi nerdesin kimbilir?
Hangi yaban elde
Bilmediğim diyarlarda.
Karlı dağlar ardında, kışta karda.
Güneşe değince bir tebessümün
Bir aklım kalmıştı al gitsin gülüm
Bir anlamı sendin kalan ömrümün
Bir ömür kalbimde kal gitsin gülüm.
Ve bil ki bu sevda senin eserin
Seni ömrümün kara günlerine
Güneş misali var saydım sevdiğim
Sakladım seni, sır gibi içimde
Ele demeye ar saydım sevdiğim.
Bu ıssız çöllerde susamış gibi
Kalmadı tadım tuzum bir ahengim
aklımın ayarı şaştı sevdiğim
sendin beklediğim ruh eşim, dengim
güneş mor dağları aştı sevdiğim.
Her cümleme sabır dedim ekledim
Gurur
gelir yüreğimin
ana kapısına vurur
illa ben, illa ben; der durur.!
Ama sevgi gelir,
Güvenme dünyanın boş metaı'na
Vurur bir rüzgâr savurur gönül
Düşersin toprağın kara bağrına
Üstünde otların kurur be gönül.
Dünyada olma fırıldak, olma cin!
Hakkın taksimine razıdır arif
Kelimeler yetmez eylesem tarif
Kışın ortasında gül gibi zarif
Gönülden Mevlaya kul olur gider.
Kuşanır takvayı hamd'e ram olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!