Seni öyle sevmiştim ki
önce garibine gitti.
Ve ben seni öyle sevmiştim ki
Alev alev yanan Kerem gibi,
çaresizmiş gibi, verem gibi
Çakalların uluduğu yokuşlarda ben varım
Gâh ovalarda rüzgâr, gâh dağlarda karım
Dualarımı bırakmam eğreti bırakmam yarım
Ne yıldım, ne bıktım; hâla taze umutlarım.
Taze yağmurlar altında ıslanan bir benim
Bir ümidin ardında, bin ümit var
Olsa da en sarp dağların ardı kar
Gülüm diye bağrıma bastığım yar
Şimdi sessiz diken oldu neyleyim.
Bilmem sitemime sözler yeter mi
Yüreğimde sessiz yanan tütünüm
Kopamam ki ben derdimle bütünüm
Seni sevmek bir sanattır, son sözüm
Kalbimden dünyaya baktığım gözüm.
Her müşküle bir çare buldum amma
Yüreğimin tam orta yerinde
yanardağlar
Gözü yaşlı bulutlar ağlar
Ve bulutlar değil
dağlarda ağlar.
içimde bir yara Filistin
O başkaydı
O bambaşbaydı
Yüreğim sürgün bir aşkaydı.
Gökyüzünden silerdim bulutları
O bir dolunaydı
Baharda gelen turnaydı
Küçük noktalara fazla takılma!
umudun rüzgara yön olur gider
Sarsılsan da silkin sakın yıkılma
Karanlık dürülür gün olur gider.
Akıllı insan derine dalmaz
Bir muamma ki herkesin bir derdi var
İnsanoğlu bu, merdi var namerdi var.
Bir bekâya doğru yolcuyuz ey gönül!
Yârin yüreğimi saran bir kemendi var.
Onundur her şey onundur arş-ı âla
Seni hatırlayınca gurbet düşer aklıma
Kapımı hatıralar vurur sevdiğim
Bir yaralı serçe sığınır saklıma
Dağlar yüreğimi kavurur sevdiğim.
O yaban ellere garip göçüm de
Sevdasıyla için için dolduğum
Her zerrede hakikati bulduğum
Sen ey Rabbim her dem kurban olduğum!
Her hücrede bin hikmetin var senin.
Vasıtasız tüm her şeyi görürsün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!