Seninle içimde bir sancı başlar
Elimde değil ki gözümde yaşlar
İstemem kimseden ipek kumaşlar
Senin bir hasırın ser olsun yeter.!
Senmi aşktın yoksa aşkmı sendin?
Küçük noktalara fazla takılma!
umudun rüzgara yön olur gider
Sarsılsan da silkin sakın yıkılma
Karanlık dürülür gün olur gider.
Akıllı insan derine dalmaz
Bir muamma ki herkesin bir derdi var
İnsanoğlu bu, merdi var namerdi var.
Bir bekâya doğru yolcuyuz ey gönül!
Yârin yüreğimi saran bir kemendi var.
Onundur her şey onundur arş-ı âla
Yüreğimde sessiz yanan tütünüm
Kopamam ki ben derdimle bütünüm
Seni sevmek bir sanattır, son sözüm
Kalbimden dünyaya baktığım gözüm.
Her müşküle bir çare buldum amma
Yüreğimin tam orta yerinde
yanardağlar
Gözü yaşlı bulutlar ağlar
Ve bulutlar değil
dağlarda ağlar.
içimde bir yara Filistin
O başkaydı
O bambaşbaydı
Yüreğim sürgün bir aşkaydı.
Gökyüzünden silerdim bulutları
O bir dolunaydı
Baharda gelen turnaydı
Seni anlattım da şiirlerimde
En nadide çiçek oldu sevdiğim
Mor alevin kavurduğu biçimde
Aşkımın yarası boldu sevdiğim.
Sevgiyle yaslandım gül gölgesin
Bıraktın beni en zorlu seçime
Sussam, susamıyorum ne çare
Erimiş kurşun gibi çöktün içime
Küssem, küsemiyorum ne çare!
Sevdamı bıraktın sabrın yeline
Efkârım da salkım salkım biten yâr
içimde tüter karlı dağlar
Güller kurumuş dağarcığımda
yağmurlar bir başka ağlar
Efkârım da tüten bir şey...
Yüklense de üstüme dert ile hüzün
hayallerime düşer hep aydınlık yüzün
bir duru su misali o naif gözlerin
gönül tarlamın has çiçeği gülüşlerin.
Dudağında biten hangi çilek kırmızısı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!