Bin dua dilimde, içimde mahşer
Bir ateş yüreğime kat kat düştü
Süzüldü semadan ak güvercinler
Hüzün gözlerime refakat düştü.
Naif gölgeler gülşen'i sararken
Hangi dağın kar çiçeği sen idin
Yüreğimde bir gül bitti sevdiğim
Batında can zahirim de ten idin
Ay dolanıp geçip gitti sevdiğim.
Ben uzakta hasretinle yaşarken
Gül gülüşlüm kalbime güller eker
Beni bir sonsuz ummana çeker
İçimizde olmuş belli ki şeker
İkimizi kaynatıp bal eylemişler.
Mademki yanarım sevda narına
Güneş bulanık doğar
Hasretin beni boğar
Senin yüzünden yağar
Saçlarıma kar yarim.
Gülüşleri ar yarim
Senin gözlerin başka
Senin sözlerin başka
Beni dipsiz bir aşka
İter senin gözlerin.
Bahar zamanı gibi
Gülün gölgesine düşünce üşürdü yağmur
Bengi su ırmağına beni de düşürdü yağmur.
Dökme gülün yapraklarını ey hazin rüzgâr!
Eli yüzünde yâr, neylersin dağların üstü kar.
Saffet Çakır
Üşüsem, istemem ateşi, narı
Duman gibi içime dolan gelsin
Gülüşüyle eritip karlı dağları
Gönlümde gül misali olan gelsin.
Saklım da kanıyor bir eski yara
Gül koynuna düşen hasretim
Dünyadaki varlığım, ahretim.
Sevdanın verdiği hazla yaşarım
Yüreğine dokunduğum nazla yaşarım
Dokunsan yüreğime fazla yaşarım
Bir çoban yıldızı düşer yönüme
Gölgeler uzamış dünden günüme
Beyaz bir güvercin konar önüme
O yârin muştusu bu mudur nedir?
İçimde inleyen sanki bir ney'dir
Saymadım ne kadar zaman geçti aradan
yolun düşerse bir çay korum tazeden
konuşuruz belki yine havadan sudan
yine gözlerine bakarım ürkek ürkek.
Seni bilmiyorum ama




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!