İçime oturan güneş
Çekme sakın perdeni
ışığın düşsün yönüme
Kapatma gözlerini.!
Mat şafaklarda ayazım
Hangi dağın kar çiçeği sen idin
Yüreğimde bir gül bitti sevdiğim
Batında can zahirim de ten idin
Ay dolanıp geçip gitti sevdiğim.
Ben uzakta hasretinle yaşarken
Gül gülüşlüm kalbime güller eker
Beni bir sonsuz ummana çeker
İçimizde olmuş belli ki şeker
İkimizi kaynatıp bal eylemişler.
Mademki yanarım sevda narına
İmânla barıştır vecd'le huşu’nu
İblis duysa razı olmaz azizim
Kalbinde çırpınan gönül kuşunu
Haktan gayrı kimse bilmez azizim
Bir devri lütuf ki ne versin daha
Uzaktan bana laf sokan yâr
Kurşun atsa eli gül kokan yâr.
Kurşun sıksan gül düşer bu yürekten
Neylersin ki kolum kırık kürekten.
Aşığım ben, başağımda taneler
Her aşkın vardır bir deli yanı sevdiğim
Ellerimde hâla hasretin kanı sevdiğim
Yüreğin yüreğimin vatanı sevdiğim
Bir kızıl elmaydı, düşen yollarıma.
Aşkın kırılma noktası, ölümden feci
Uyuduğun köhne köşklerin gölgesinde
kaldı oyuncağım
Belki yüreğimi alıp bu gece ağlayacağım.
Hamdolsun tabanım yırtık olsa da sağım
Ben bir ağaç gölgesinde ağlayan çağım.
Yüreğimin kıvrımlarında süzülen sızım
belki de buydu alın yazım
senin gözlerinde denizler mi kurudu mihri.?
Kuşlar konmuyor artık gözlerinin pervazlarına
ben ümitlerimi serptim gecenin yıldızlarına
Mavi kuşlar konmadı mı hâla gözlerinin saçaklarına
Menekşeler saklı yüreğinde
Ellerin di akşam üstü ıslanan
Lal şimdi sümbüller sevgili canan
Ahına düşmüş, bir bendim yanan
Lütfudur bu sevda yüce Rahmanın.
Ne zaman senin şehirlerinden geçsem ürperirdim
Şakaklarımda ki mühürden tanırdın beni
Efsunlu başıma kar yağardı yaz ortasında
Senin gözlerinde demirden dağlar
Üşürdü enginin de yamalı göçebeler
Benim yüreğimde bir ceylan ağlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!