O kadar güvenme gençlik çağına
Nefes senin değil, can senin değil.
Hazan gelip düşer gönül bağına
Bu yurt senin değil, han senin değil.
Şu doğan güne bak, batana inat
Belki nasipti, bilmediğim anda
Bu münzevi dilime bir tat düştü.
Karlı dağlarda hem kış ortasında
Bana boz bulanık bir hayat düştü.
Ben alışığım yanan mor güllere
İçer gözyaşlarını toprak bulutların,
Belkide doğuştan yazılan kaderi bu!
Kimbilir hangi şarkısını söyler sevdanın
Aydınlık yarınlara akarken ay gibi su!
Ama bir canlı ki hırsına vuramamış perçin
Kirletmeye alışık, neylersin insan bu!
Bin dua dilimde, içimde mahşer
Bir ateş yüreğime kat kat düştü
Süzüldü semadan ak güvercinler
Hüzün gözlerime refakat düştü.
Naif gölgeler gülşen'i sararken
İçime oturan güneş
Çekme sakın perdeni
ışığın düşsün yönüme
Kapatma gözlerini.!
Mat şafaklarda ayazım
Hangi dağın kar çiçeği sen idin
Yüreğimde bir gül bitti sevdiğim
Batında can zahirim de ten idin
Ay dolanıp geçip gitti sevdiğim.
Ben uzakta hasretinle yaşarken
İmânla barıştır vecd'le huşu’nu
İblis duysa razı olmaz azizim
Kalbinde çırpınan gönül kuşunu
Haktan gayrı kimse bilmez azizim
Bir devri lütuf ki ne versin daha
Gül gülüşlüm kalbime güller eker
Beni bir sonsuz ummana çeker
İçimizde olmuş belli ki şeker
İkimizi kaynatıp bal eylemişler.
Mademki yanarım sevda narına
Ne zaman senin şehirlerinden geçsem ürperirdim
Şakaklarımda ki mühürden tanırdın beni
Efsunlu başıma kar yağardı yaz ortasında
Senin gözlerinde demirden dağlar
Üşürdü enginin de yamalı göçebeler
Benim yüreğimde bir ceylan ağlar.
Ben sana güllerden sevgiler çalıp getirdim
ışığını getirdim yıldızların, gece dolunayın
Gülşeninde yokmuydu bana ayıracak payın?
Ne ılık nefesin nasip oldu ne bir bardak çayın.
Gözlerinde açardı zambaklar, uyurdu güller




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!