Yarim bir gül idi gönül bağında
Açmadan kırdılar filiz çağında
Baykuşlar ötüyor gönül dağında
Kırık aynalarda solar ağlarım.
Ser azad gezerim dalıp ummana
Çocuklar ve güller!
Yarına ait her şey.
Umut, sevgi,vefa...
hayatın tadı tuzu
toprak gibi, su gibi
her hesabın doğrusu gibi.
Toprak kokar tenimiz, etten kemikten, aciz kuluz
Sen Ankara ol, ben İzmir, ikimiz bir İstanbul'uz.!
Hazana düştü kır çiçekleri, dağların ardı kardı
Ne zaman düşsen aklıma adın gurbet kokardı.
Yağmurlara astım gözyaşlarımı dön de bak!
Bir bir dökülüyor gözlerimden zaman
Ey yüreğine bir gül ekmeyen gönül!
İnci düşürür duama, O yüce Rahman
Ne bilsin, aşk derdini çekmeyen gönül.!
Hamd ile ram oldum her bir çilem de
Gurbetin çıkmaz sokaklarında
Sessiz sessiz düştün saklıma
Elimde değildi, gelmezdi aklıma
kurşunsuz vurulur mu bir beden
Bir asit yağmuruydu içime akan
Ulvi gölgelerin yolumu kestiği an.
Kim tatsa yaşamaz, aşkın zehrini
Sevda ki sadrında sır olsun yeter
Zaten çekiyorum gurbet kahrını
Birde sen kalbimi kır olsun yeter.
Sevgisiz yaşarsam kurur giderim
Semâdan süzülen bu yağmur
Sen düşürdün beni amansız derde
Yadellerde hemde vurduğun yerde
dudaklarımda hep o türkü
çölleşmiş yüreğim şerha şerha
İçime düşen yağmurum nerde?
Bir gül büyütmektir bizde ki gaye
İnsan ve sevgidir büyük sermaye
Rahman'ın takdiri bahtıma pay'e
Hakka kurbiyyettir, duamız bizim.
Bülbül ki figân ediyorsa eğer
Bu şiirim sana Yüreğim!
Yâr yolunda koştun da bıkmadın
dağları yıktın, gül hatrını yıkmadın
O eski idam sehpalarını yaktım
Saygı duydum, kapına gül bıraktım.
Bir aşkın cevriyle yanma boşuna!
Mâsivâdan geçenlerden ol gönül!
Hakk deyince, nefsin gitmez hoşuna
Ab-ı Furkan içenlerden ol gönül!
Aşk deyince öde, olsa da paha!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!