Sevda yükü ağır geldi ki yüreğime
Doktorlardan dinliyorum şimdi türküler
Sana da söylemiştir, dikkat et yediğine.!
Ben mi ben yine aynı, yalnız uzaklarda
Bir gülüşüne hasret, bir sıcak çorbana
Seslendim bıkmadan yüreğine yine seslendim
Seslendim bir ümit diye doğan güne seslendim
Bir köşede boynu bükük kalmış güle seslendim
Öyle ki Semada uçan kuşlara bile seslendim.
Seslendim içimde tüten ah’a seslendim
****SUSUZ YAZ.......
Belki alın yazım, saklı kaderim
Bu dünyada gülmek bana az düştü
Yağmur duasına kalkar ellerim
Bu sene bahtıma susuz yaz düştü.
Bu kaderin acı süpriziydi
hüzün gözlüm!
Türküleri yüreğinde yarım kalmış
yüreği yaralım, bahtı karalım.
hep bakışlarından hüzün akardı
Toprak kokan ellerinde
ne çiçekler büyütürüm ben!
Çakmak çakmak gözlerinde
bir memleket büyütürüm ben.
Tuba dallarında açan çiçek!
Çorak topraklara sakın gül ekme!
Tutmaz toprak, tohum yanar üzülürsün
Yağmursuz mevsimin ahını çekme!
Saf yüreğin sessiz kanar üzülürsün.
Hatırla her akşam rüzgâr esende
Daha gün doğmadan dokunurdu saçlarına
el değmemiş kan kırmızı laleler
bazen yıkılırdı bir bakışında karşı kaleler.
Ve senin gözlerinde yıkanırdı düşlerim mihri
bir avuç su birikintisine banarken serçeler...
Yağmurun hüznünde saklanan sır
Gelmez vuslat kimbilir kaç asır.
Sakla yüreğinde o kıymetli cevheri
Sen sevda yolunun yılmaz neferi.!
O yalan sevdalarla oyalan dur,
Tek vuslat Allah'a, hakikat budur.
Getirseydi rüzgâr bir ayak sesini!
Bir tek seni bekliyorum bil yağmur
Gözlerimin asırlık puslu perdesini
Bir seher vaktinde gelde sil yağmur.
Çölleşmiş ruhuma bir damla düşür
İlk yağmur damlasıydı yanağımdan süzülen,
sen diye zozan...
Açarım ellerimi yere düşürmem seni
Günüme doğan güneşin bakışında sen
Bir çiçeğin nakışında sen...
Bir yeşil elmanın renginde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!