Doldur gözlerime, süzülen hüzünden
Ne acılar yaşadım bir sevda yüzünden.
Aşk bir keskin zehir desem, ne dersin
Yüreğimde gonca gül, uzağımda keder'sin.
Sonra üşüyorsun yalnızlığımda
Yeter ki sen iste dağlarının üstünde mavi kar olayım
Eriyip akayım avuçlarında bir gül-i zar olayım.
Gözlerinin kristallerine sür beni, besmeleyle çek
Kirpiklerinin üstünde zülfikâr olayım.
Ve her rengin bir asaleti zerafeti var
Şiirler yazardım yağmurlu bir günde
güneşin darılıp gittiği bir akşam üstü
Ve bir kadın çıkagelirdi gözleri yaşlı
bakışlarına konardı ürkek bakışlarım
ve bir kadın çıkagelirdi gözleri yaşlı.
Tebessümün gölgesine sığındım
yağmurlar yüklendi gözyaşlarıma
ne çöllerde yandım
kavruldum bilemezsin
bir senin uğruna vefasız...
Sustum,
Ruhumun gölgesinde seccadem ıslak...
Kahrımızı sen çektin ey anne toprak!
Semada ışıl ışıl yıldızlar uyanık
Kim bilir hangi yürekler yanık?
Demir atıp hasrete
dokunmak
vuslatın kanadına
Zor uzaktan uzaktan.
Vicdanın insafında kaldı yüreğim
Özgür iradenin resitali gibiydi bakışların
kör kütük düşüncelerin pençesinde ben kıvranırken
sen hâla gamzelerinde dantel örüyordun baharın.
Bilmem ki damlar mı yüreğinden bir eski sızı
ve süzülür mü gökyüzüne kızıl zambakların
Ah..! Şimdi seninle;
Issız bir dağ başında
Bir soğan ekmekle iftar açmak vardı
Dardı bu sevdanın yolları dardı
Hasretin içimi sardı...
Neylersin dağların ardı kardı...
Sen hep gözlerimde mavi kal istedim
gülücüklerin pul pul dökülürken
sümbüllerin üstüne
baharın muştusu gelsin hazana inat.
Gökyüzünün rengi aşk mavisidir
doya doya bakarım ruhumun derinliklerinden
Seni unutmak mı?
Sen tüten dumanım, efil efil içimde
Sevdim seni bil ki her demde her biçimde...
Hücre hücre bu tenimde sen varsın
Baktığım yer, gülşenimde sen varsın.
Sessiz sedasız kanıma aktın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!