Özgür iradenin resitali gibiydi bakışların
kör kütük düşüncelerin pençesinde ben kıvranırken
sen hâla gamzelerinde dantel örüyordun baharın.
Bilmem ki damlar mı yüreğinden bir eski sızı
ve süzülür mü gökyüzüne kızıl zambakların
Sana küsemiyorum bir türlü, her nedense?
Elimde değil dedim ya sana meftunum işte!
Mor yanığı bir gül ek, yüreğinin köşesine ikimiz için
Aslında seninde konuşacağın çok şey var, sustun işte!
Sonra kan rengi geceler, devinir gözlerimde
Şehr-i vücud uyusa da gönüller uyanık
Kimbilir hangi gönül kırgın, hangisi yanık?
Ve bir hayat ki bir gri renge boyanık.
Hayat filmimde tek suçlu benim!
Çöllerde yalnızım, çöllerde sanık.
Ah..! Şimdi seninle;
Issız bir dağ başında
Bir soğan ekmekle iftar açmak vardı
Dardı bu sevdanın yolları dardı
Hasretin içimi sardı...
Neylersin dağların ardı kardı...
Memleket yüreklim!
Buram buram toprak kokar yüreğin
Bir kuş düşse dalından,
bir çocuk ağlasa üzülürsün.
Kar yağsa vatanıma uzaklarda üşürsün
Kader, yüreğini yüreğime
Seneler geçti de hala dargınsın
seni çözemedim, sen çöz istersen
önümden geçiyor ömür kervanı
son kez olsun söyle bir söz istersen.
Kalsın içimde gizemli kokun
İçimde vaveyla ve derbederim
ıslanır kirpiklerim bir senin için
Bir selâmın gelse biter kederim
Gel de bu halimi gör senin için...
Yazgımda gözyaşımı meğer silmek var
BEKLE İSTANBUL!
Mendilim elimde, bavulum hazır
Koyuldum yavaşça yola İstanbul
Yüreğinde bir yer aç, sevdaya nazır
Muhtaç etme beni güle İstanbul!
Belki bir gün
yedi verenler açarken
çıkar gelirsin haber vermeden
gün dağlara ermeden.
Serengetinin gizeminde
Ben sana şiirler yazsaydım
Bir kayısı ağacının altında
Kuş cıvıltılarının senfonisiyle
Bir nehir kenarında
Gizlice gelip kapasaydın gözlerimi
Ellerinden tanısaydım seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!