Gözümde gülleri saklı bir şehir
İçimde çağlayan bir mavi nehir.
gece ışıkları gibi düşerdin içime
kaybolurdu kasveti ruhumun
yol alırdım bir meçhule sessizce
dururdu saatler gün batımında
Mevsimim hazanda sızlar sol yanım
Arka sokaklara damlarken kanım.
Muhannet dilinden çok yandı canım
Gülmem artık bundan sonra bilesin.
Oynattın yerinden mihenk taşımı
Dolaşırsın damarımda kanımda
Sanki uyuyorsun bu sol yanımda
Tabipler gelse de en zor anımda
İçimde tüter'sin güller misâli.
Bahara belensin gönül dergâhın
Şimdi duam dilimdedir isminle
Yanımdasın hayalinle cisminle
Bende kalan siyah beyaz resminle
Ağlıyorum yine senden habersiz.
Sen benim canımsın, canımdan öte
Küsmüştün hayata, başını eğip
Saati son defa kurdunda gittin.
Bir kurşun misali kalbime değip
Zambaklar açarken vurdunda gittin.
Kan çiçeğim hala sıcacık yerin.!
Ey yâr!
Dağların ardı kar
Ne sende Leyla’nın vefası
Ne bende Mecnun’un sabrı var.
Mevsimim zemheri, yollarım ki dar
Benim faran dağlarında ümitlerim var
Yüreğim demir aldı zamandan
Gözlerimde senin hayat belgeselin
Ve hâla elimde sanki minicik elin.
Ne zaman büyüdün de
Üniversite yollarına düştün oğlum!
Hüzün gözlüm!
Gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış
Hüzün damlıyor kirpiklerinden
Yüreğimi kanatan bir şey var bakışlarında
Ölümcül bir çiçek veya zehirli bir gül
Öyle masum, ıslak ıslak bakma!
Sevda yükü ağır geldi ki yüreğime
Doktorlardan dinliyorum şimdi türküler
Sana da söylemiştir, dikkat et yediğine.!
Ben mi ben yine aynı, yalnız uzaklarda
Bir gülüşüne hasret, bir sıcak çorbana
Bu kaderin acı süpriziydi
hüzün gözlüm!
Türküleri yüreğinde yarım kalmış
yüreği yaralım, bahtı karalım.
hep bakışlarından hüzün akardı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!