Bazen insan hayata küser
başı önüne düşer
öksüz bir çocuk gibi oturur bir köşede
eli yüzünde...
sonra bir şeylere tutunmaya çalışır
dev aynası hayatın gölgesinde.
Nedir bu sevdanın kavgası desem.!
Vuslata aşılmaz deryası desem
Bir seni gönlümün Leylâsı desem
Yansın çöller yansın ikimiz için.
Ayırsam yüreğimde ki siyahı aktan
Gönlümde ki yarim sevda naz sensin
ömrüme düşen bahar yaz sensin
cihanı aradım bulunmaz sensin
Semada güneşim ayım sevdiğim!
Batmaz güneşim varken gözlerin
Yağmurun ritminde saklanan hüzün
Islak ıslak dokun düş pencereme
Yarin yüreğinden kalkan turnalar
Seher vakti konsa boş pencereme...
Sıyrılmaya çalıştım mahkum gecelerden
Bu sevdanın sarmalında kalışım
bu kaçıncı bu deryaya dalışım?
seninledir bil ki nefes alışım
yüreğime bıraktığın can yeter
damarıma düşürdüğün kan yeter.
Şehrin ölgün ışıkları düşer
gecenin perçemine
kim bilir hangi hangi sevdalı yürekte
kopuyordur fırtına
Hangi yaprak kopmuş
düşüyordur toprağın bağrına
Akşamüstü başlar yürek feryâdım
Belki de susmama yeter bir çiçek
Yıllarca çöl sıcağında susadım
Buğusu içimde tüter bir çiçek…
Ne buldum sanki baharda yazda!
Bir gülü büyütmek her şeye değer
Bu yolda ihmalin olmasın oğul!
Velev ki ıssızda kalmışsa eğer
Yüreğinde büyüt solmasın oğul.!
Can odur, bir gül-i cânanı bula
Yaz deyince gönül, yazıyor kalem
Söz bazen kağıda sığmıyor gülüm
Belki dermanım'dır derdime çilem
Duasız ki merhem yağmıyor gülüm.!
Bil ki ümidim var hâla yarından
Issız bir köşede kalmışken ben
Ayak sesini bir alsam uzaktan
Sevdaya sürükler bir rüzgâr beni
Bir demet gül ki taze başaktan
gölgesi düşse içime gülüşlerinin
Artık üşütmez yağan kar beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!