Yağmur düşer damla damla engine
Ruhumu boyadın sen,kendi rengine
Beni sürükledin bir sevda cengine
Ne kılıcım var nede bir kalkanım
Ben aşka râm olmuş topraktan canım.
Ervah-ı âlem de Hakk ile and'ım
Fani sevdalara boş yere kandım
Sevilen her şeyi sınırsız sandım
Şimdi hepsi yalan oldu neyleyim.
Sevmiştim o yâri, ceylandı tekti
Her gün bakıp bakıp aynı resmine
Bağlamışım bir ömrümü ismine
Üzülmem ki uzak kalan cismine
Ruhun bende sevdan bende zar bende.
Bir türküdür bu dilime düşüyor
Sen düşersin aklıma bir akşam üstü
içimde üşür yalnızlıklar
bazen ümitsizlik kemirir içimi
seni düşünürüm duru, arı
sen düşersin aklıma
volkanlar yanar erir aşılmaz dağların karı.
Bir ay var elimde bir güneş benim
Sayende oldu senin, öğretmenim.
Görüyorsa baharı bu gözlerim,
Gül damlası bağlar senin eserin.
İlim, irfanla kuşandın zamanı,
Belki nasipti, bilmediğim anda
Bu münzevi dilime bir tat düştü.
Karlı dağlarda hem kış ortasında
Bana boz bulanık bir hayat düştü.
Ben alışığım yanan mor güllere
O kadar güvenme gençlik çağına
Nefes senin değil, can senin değil.
Hazan gelip düşer gönül bağına
Bu yurt senin değil, han senin değil.
Şu doğan güne bak, batana inat
Bir gün şarkımı söylerse dağlar taşlar
İçimde sana doğru yolculuk başlar...
Vefalı ol ey gönül, su kadar ırmak kadar!
Seni gül ile karşılayan çiğnediğin toprak kadar.
zümrüt dağların doruklarında kanat açan yar
İçer gözyaşlarını toprak bulutların,
Belkide doğuştan yazılan kaderi bu!
Kimbilir hangi şarkısını söyler sevdanın
Aydınlık yarınlara akarken ay gibi su!
Ama bir canlı ki hırsına vuramamış perçin
Kirletmeye alışık, neylersin insan bu!
Bin dua dilimde, içimde mahşer
Bir ateş yüreğime kat kat düştü
Süzüldü semadan ak güvercinler
Hüzün gözlerime refakat düştü.
Naif gölgeler gülşen'i sararken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!