Teselli bulsak'ta baharda yazda
Her yazın sonu bil ki çıkmazda
Ellerin değdiği bir mektup yazda
Kuşların kanadıyla sal benim için.!
Bir sanadır sana bu sevda çağrım
Sevda nedir derlerdi de bilmezdim
Gelip de kapımı çalana kadar
Bu hayat yolunda beyhude gezdim
Beni bir ummana salana kadar.
Ben kışı sanardım boranda karda
Bir akasya gölgesinde saklanan sır
Gelmez vuslat bir daha, kimbilir kaç asır?
Ayrılık ki soğuk, acı, ateştende yaman
Dünya gözümde bir buğulu duman
ellerin elime değdiği zaman.
Ürkektir sevda kanadı kırık serçeler kadar
Ben sana güllerden sevgiler çalıp getirdim
ışığını getirdim yıldızların, gece dolunayın
Gülşeninde yokmuydu bana ayıracak payın?
Ne ılık nefesin nasip oldu ne bir bardak çayın.
Gözlerinde açardı zambaklar, uyurdu güller
Ne zaman senin şehirlerinden geçsem ürperirdim
Şakaklarımda ki mühürden tanırdın beni
Efsunlu başıma kar yağardı yaz ortasında
Senin gözlerinde demirden dağlar
Üşürdü enginin de yamalı göçebeler
Benim yüreğimde bir ceylan ağlar.
Bismillah de, üzerinden dert gitsin!
Şeksiz yürek Hakka doğru mert gitsin
Başkasında kusur görsen ört gitsin.
Gülşenin de gül eksilmez sevdiğim.
Dilinden süzülsün aşkın kelâmı
Bazen bilmeden güllerimi yakıyorsun
Asit yağmurları salıyorsun gözlerime
Sevda ülkemde çınarlarımı yıkıyorsun.
Unutmaya çalışıyorum can havliyle
Tohum olup yeniden düşüyorsun yüreğime
Kalbimi tam kırdığın yerden filizlenip çıkıyorsun.
Yüksek tepelerde süzülen yâr
Yollarımız boran, dağlarımız kar
Saklım da sızlayan bir sözüm var
Kimseyi incitmez çalımız bizim.
Bir çocuğun saf yüreğinin
Zümrüt tepesinden
seyrettim seni
Sevdim seni.!
Riyasız, istisnasız...
Ne evler yaptım hayalimde ikimiz için
Yeni uyanmış'sın gözlerin mahmur
Mahmur gözlerine kurban olduğum.
Bengi-su ırmağı gözünde çağlar
Vuslatın da maverayı bulduğum.
Şimdi o şehrin üstü sisli pusludur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!