Yüreğimde bir sevdanın sızısı
Gönül seni can’a bulmuş sevdiğim
Başörtüne damlar kan kırmızısı
Vişne sende mânâ bulmuş sevdiğim.
Tebessümünde açan serin mana
Zaman öyle hızlı geçiyor ki gülüm!
hançerin ucundan kan damlar gibi
ve ben zamansız feryad eden bülbülüm
Anka kuşu kanadına konsam ne çare!
Vurulan hangi uçurtmanın türküsüdür gözlerin.
Yad ellerde yolu düştü yoluma
Bazen eceli mi sordu bu sevda
Bir inceden sızı düştü soluma
Sönmeyen ateşti kordu bu sevda.
Ay dolanır yeniden gelir sandım
Vefalı ol ey gönül, su kadar ırmak kadar!
Seni gül ile karşılayan çiğnediğin toprak kadar.
zümrüt dağların doruklarında kanat açan yar
var mı ötesi, bir selam ile hatır sormak kadar?
Güneşin öptüğü bulutlara yasladım başımı
Vefasızlık senin şiarın olmuş
Bir vedamı desem, kader mi desem.
O sarp dağlar senin diyarın olmuş
Yalnız bana kalan keder mi desem.!
Bazen yanımdaydın bazen içimde
Ve sen bir gün yüreğimden gidersen
ben tutunam hangi dala sevdiğim
bir elim yüzümde, sen uzaklarda
sinekler konuyor bala sevdiğim.
Yıllar geçip gitti görmedim yüzün
Ve sen şimdi nerdesin kimbilir?
Hangi yaban elde
Bilmediğim diyarlarda.
Karlı dağlar ardında, kışta karda.
VİCDAN
Vicdânın, ehl-i hal için "süveydâ" da olduğu kanaatindeyim.
Mâlum olduğu üzere nokta-i süveydâ, zahirî beytullah olan Kâbe-i Muazzamadaki Hacerül Esved misâli, mânevî beytullah olan kalpteki kara noktadır.
Süveyda noktası, Sâhibinden, yâni "Yere göğe sığmam,ancak mü'min kulumun kalbine sığarım" buyuran Yaratandan başkasının hakîki mânada müşâhade edemeyeceği noktadır.
Yüreğime değdi kanadı kaderin
Sevda ki bir kördüğüm mevzu derin
Semanın ritminden süzülen gözlerin
Beni bir ummana saldı da gitti.
Yazgım da küllenen hakikat varda
Seher vakti bir serçenin ötüşü
Şiirimdir yüreğimde türkümdür
Bir bebeğin bir çiçeği tutuşu
Şiirimdir yüreğimde türkümdür.
Gümüş nehrin bir deniz’e akışı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!