Çeşme başındayım uzak Ankara
Sevdiğim içimde o eski yara
Bir kuru ekmeğim olsa ne çıkar
Bir sevdanın yâd’ı düştü aklıma
Gözlerimde duman tüttü sevdiğim
Bazı sesler dokunuyor saklıma
Uzaktan turnalar öttü sevdiğim.
Hatırımda öyle gurbet yazıydı
Bizim aşkımız ılık yaz gibi
dalından sarkarken, iç çekip
uzanamadığımız kiraz gibi
bir katre düştü belki duamıza
umudumuz var, biraz gibi...
İlk yağmurdan sonra bir kan deminde
Süzülüp kalbime düştü bu sevda
Ayrılık diyarı, ateş zeminde
Gönül ocağımda pişti bu sevda.
Kalbimin ritmiyle titrerdi dilim
Kelimeler dürülür içimde
şafaklara düşer gözlerim
şafaklar dan ince bir kan sızar
aşkımı anlatsam başkasına
sahibi kızar...
dağarcığımda var yine ahu zar
İnsanları tanıdıkça
yağmura değdi göz yaşım
farklı baktım güneşe insanları tanıdıkça...
meyvenin tadı başkaydı, suyun tadı başka
insanları tanıdıkça...
Bir çınar ağacına yasladım sırtımı
insan ne arar
nazlı yar
tozpembe değil dünyam
biraz gri, mora çalar
kavrulmuş içimde bahar
dağların üstü hala kar
Usul usul üşüyor akşam
dallara fısıldıyor sessizce kuşlar
bilmem koca dünya kime yâr !
yüreğime dokunan ey hazin rüzgâr!
iyi ki sevda, iyi ki aşk var.
Üşüyor ruhum, ruhum üşüyor
yüreğime yine nur adın düşüyor
aklımın dehlizlerine saklanıyorum
oda oda kapı kapı bir ışık arıyorum
Mecalsizim sesime ses ver efendim,
beyhude ömrüme nefes ver efendim!
Sevdim seni ama kaldım çaresiz
Bir selamın gelse yeter sevdiğim.
Ümidimi kurşunladın süresiz
Gözyaşım da güller biter sevdiğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!