Bir gün bana desenki çıkta gel yar
Ömrüm bir tufanda olsa gelirim
Bu yollar kar boran olsa ne çıkar
İki elim kanda olsa gelirim...
Yüreğim sırtımda gözlerim nemde
Her demde ahu zar çektiğim yâr
gel desen bir gün çıkar gelirim.
olsa da sarp dağların üstü kar!
umuttan bir kanat takar gelirim.
Geliyorum çocuk!
Elimde uçurtmadan yıldızlar
özgürlük mavisi gökyüzü
cam bilyelerimle geliyorum çocuk.
tel örgülere kurşun sıkarak geliyorum.
Muhammedin sırtında kızını taşıdığı günden
Vahyin dilindendir bu asil çağrı
Beş vakit secdeye duranlardan ol
Kainatta akış mahşere doğru
Sende bu gerçeği görenlerden ol.
Bir imtihan ki bu dağlardan ağır
Erir zaman ıslak avuçlarımda
Düşer gözyaşıma akarda gider
Gizli yara açar bakışlarımda
Asit yağmuruyla yakarda gider.
Kimi gül bırakır kalan izinde
Rüzgar hep böyle ters yöne esince
seninse gözlerin benden yanaydı
esaret bir alevdi gülüşlerinde
çarpardı muştular umut duvarlarına
ben yüreğimde asılı denizler bıraktım
kor dudaklarının kıyılarına...
Bad-ı saba açtı yine hüzün perdesini
Öptü gözlerinden güneş mor dağların
Gönül özler uzaklardan o yârin sesini
Eski bir türküdür adı kayıp sevdaların
Bad-ı saba açtı yine hüzün perdesini.
Sabah sabah penceremi açtım da
Eski hüzün güne düşmüş sevdiğim
İçimde dürülüp kıvrılmış zaman
Bir parçası düne düşmüş sevdiğim.
Gönlümde demlenen o eşsiz maya
Eskimeyen gülü olmalı insanın
ıslanmalı yağmurlarıyla nisan'ın
yükledim yüreğime mor dağları
sevdaya doğru her göçüm de
ahıma düşer kaybettiklerim
eskimeyen bir gül kalır içimde...
Üşürdü saklım da bugün, ağlardı yarın
Sesleri kesildi mavi kuşların
Kuşları da vurdular gelmezler artık
İmbadı vuruldu saklı umutların.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!