Göğsümde erittiğim bu kaçıncı kurşun
Yüreğimde emzirdim acıları bilmeden
Bir serçenin ürkekliğiyle baktım hayata
Kuru bir yapraktı solan bakışlarım
Her nefes alışıma düğümlenen keşkeler
Dağların yamacından alırdım ayak sesini ahuların
Göğsümde erittiğim bu kaçıncı kurşun
Yüreğimde emzirdim acıları bilmeden
Bir serçenin ürkekliğiyle baktım hayata
Kuru bir yapraktı solan bakışlarım
Her nefes alışıma düğümlenen keşkeler
Dağların yamacından alırdım ayak sesini ahuların
Bir mektup yaz koy bir tutam saçını
Gurbetin mor kokan yadıyla gönder
Ter'ine banmış ıslak mendilini
Garip kuşların kanadıyla gönder.
Saçlarını tarar iken her demde
Kimbilir Gittiğin Yer Daha Güzeldir!
Bir gün sende gidersin!
Geri dönmemek üzere.
Belki de gittiğin yer burdan güzeldir.
Orda ağlamıyordun belki de kuşlar
Gideceğim buralardan bir şekilde
ister yalnız, ister gözü yaşlı
istersen, sen yüreğimde gel
olmasın sarp dağlar engel
elinde bir yaban gülüyle gel
yerin hazır, üşütmem seni
Tarihe baktım da dedemle geldim göz göze
Düşündüm layıkmıyım içimde demlenen öze
Var mı bir ihtiyaç, bir başka söze?
Giderim giderim maziye doğru...
Ey ferasetsiz gözlerim, tarihe bir bak!
gönlümde uyanan güvercinlerin kanatları kurşundan
dağları taşır diyar diyar mecnun ülkesine
ben ne çekerim Leylanın nesine
dağlar tünemiş sevda ülkemin sinesine
Gönlüme düşen garip gülistan
dudağında saklı güllerin hani?
bezm-i elest düşer inkişafına
ruhuma damlayan dillerin hani?
Biçareyim geçti gençlik çağlarım
Gönlüme düşen ah, o asil yara!
nasıl yara ki meydan okur yıllara
ben seni her lahza da hatırlarım
yağmur kokar nisan gibi satırlarım.
Yâr seslensem, kim sesime ses ola?
Bu gönül gözümden baktımda suya
neler yazmış yine yar gizli gizli
ay ve güneş dalmış derin uykuya
saçlarıma yağar, kar gizli gizli.
Bazen ki bir kıymık aklımı tıkar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!