Başımı koysam, dizine sevdiğim
Bu dünya dönmese dursa ne çıkar!
Dokunsa eline titrek ellerim
Saatler ölümü vursa ne çıkar!
Düşmesin bu öksüz aşkımız dile
Yok artık, kurtarmaz bizi bu hayat
Ahlaktan, ilimden, irfandan başka
Fani olan her şey kalıyor bayat
Ne kaldı, zarar ziyandan başka!
Hayat ağacımızın yaprakları
Birer birer dökülüyor sevdiğim
Koca ömrümüzün hayat taşları
Birer birer sökülüyor sevdiğim.
Olsun yârim her deminde güzelsin
Bazen dalgın dalgın bakar insan
bir demli çaya
içimde o eski fırtına
ruhumda aynı maya
bir sabrı cemildir
ve susarsan çatlar kaya
Bazen dokunuyor kalbim zamana
Şimdi gözüm yaş tutmuyor sevdiğim
Bir ah çeksem kanım sıçrıyor kana
Akıl ziyan, baş tutmuyor sevdiğim.
Gözlerim maziden bir an dem aldı
Bazı sözler sığmıyor ki kaleme
Kağıt aciz, kalem aciz, el aciz
Yüce Mevlâ seslenirken âleme
Kitabını okumaktan dil aciz.
Bu sevdanın kar boran yollarında
Sabrımı bir sele verdim sevdiğim.
İçime süzülen göz yaşlarımı
Avuç avuç yele verdim sevdiğim.
Gel yüreğimden al, kederi gamı
Bir gülüşün bin tabibe bedeldir
Ak ellerinle sil, buğulu camı
Dokunuşun bin çiçeğe bedeldir.
...
Yolum sevda yolu, rotamsa aşka
Sevdiğim kaç mevsim geçti de seni
Zemheri ayında karda bekledim.
Bu sevda bir Mecnun etti ki beni
Her lahzada yokta varda bekledim.
Mahzun gönül süveydada bir idi
Ne hüküm bana ait ne güne geçer sözüm
Var edenin takdirinde saklıdır çözüm
Şimdi beni iyi dinle, iki gözüm!
Koca dünya yansa ben sana meftunum.
Bazen bir tuhaf olur gök kubbe bu dam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!