Dilimde bir gurbet türküsü sendin
Sözler dokunuyor dile sevdiğim
Hasret kılıcıyla hep beni yendin
Yüreğim ki döndü küle sevdiğim.
Yağmurun bir diğer adı da sendin
Beni deryalara saldın sevdiğim
Hasret kılıcıyla hep beni yendin
Vurup sessizliğe daldın sevdiğim.
Dilimde sıkışan bir nâra gibi
Dilinde ki meyve, yâr hangi bağın?
Şen bülbüller dala konar sevdiğim
Konuşurken çiçek toplar dudağın
Has arılar bala konar sevdiğim.
Gülüşün dalgalı nehirler gibi
Yeni uyanmış'sın gözlerin mahmur!
Şimdi pamuk ellerinle gözlerini ovarsın
Ne güneşler eridi elvan gözlerinde
Gülüşünle gölgeleri kovarsın.
Mesafeler uzak olsada gönüller yakın
Durulur insan bazen, suskunlaşır
Her yürek içinde bir ceylan taşır.
Güneşle ayın sevdası mesela
Bu aşk ki insana ne tatlı bela.
Dokunsa ruhuna hakkın sevgisi
Yüreğin tutuşur, kor olur gider
Duyarsın içinden bir gizli sesi
O Rahman her lahza yâr olur gider.
Sırr-ı Furkan değse aklına bir dem
Usul usul dokunuyor içime zaman
Nabzımda saklı bir kadim şehir
Yıldızların semaya dokunduğu an
İçerim sevda diye, bir tatlı zehir...
Nerde durur hayat nerede susar
Arif desem susar, en hırçın sular
Bir gülşen'i ebrar nerde? Ondadır
Kalpleri keşfeder; gökten ordular
Gönülde en güzel yer de ondadır.
Dilinden bir hikmet marifet akar
Ne güzel duaların var
saklım da sızlayan yar
dualarınla erir dağlarda kar
gül dudaklarının ardında
saklanan hangi bahar?
Tebessümünü serptim ömrüme
dört mevsim yeşersin diye
bu sevda ödüldür rahmettir ılık yağmurlar gibi
dualarım düğümlendi yine bir ikindiye...
Akşamdır, akşam olsa ne çıkar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!