O kadar yüksekte sanma kendini
Sarp dağları duman bürür bilesin
Sakin sular yakar yıkar bendini
İtler ürür, kervan yürür bilesin.
Kem göz ile sakın eyleme nazar
bir dua gibiydi seni sevmek
belki ravzaya düşen bir yağmur
nur dağında duyulan ayak sesi misali
bir yudum zemzem gibiydi seni sevmek
ya da Kabenin üstünde uçuşan
güvercinlerin kanat çırpışı gibiydi seni sevmek
Takınca dilime eşsiz kanatlar
Arşın gölgesinde gezer bir duam
Kapansa üstüme demir kapılar
En paslı kilidi çözer bir duam.
Dua her çiçekte bal yapan arı
Bir gün olur öldüğümü duyarsan
Kefen değil, al yazmana sar beni
Hak izniyle dirilirim, belki de
Bir kez olsun gelip sesle yar beni.
Şimdi bir mektup at aşk denen nehre,
Ulaşır meraklanma gönlümdeki şehre
Gözyaşını damlat içine, saçından bırak
Sensiz bir hayat canımdan ırak…
Ah, beni kader neden bağlıyor, neden bağlıyor.
O şehrin kaldırımlarında çocuğumuz ağlıyor.
Bir nehir geçiyor yüreğimden
nazlı nazlı akışında sen
bir bahar düşüyor gözlerimden
çiçek çiçek nakış'ında sen
bir ceylanın bakışında sen. ..
Kalan ömrüm geçse bir seninle yar
eski bir evimiz olsa da yeter
olmasa bal şerbet, sanki ne çıkar
bardağım bir suyla dolsa da yeter
Sevda seçtirirken akla karayı
Bu gönül yolunda tut ellerimden
selamı sabahı kesme sevdiğim
bir gizli sancı ki vurur derinden
ses verde sesini kısma sevdiğim.
Ay düşmüş geceydi içimde yerin
Kayıyor bulutlar, meçhule doğru
sevda sustu, nazı kaldı sevdiğim
çağırsam gelmez ki vefasız yıllar
ömür geçti, azı kaldı sevdiğim.
Dualarım düşer, kutlu sabaha
Kulaklarımı sağır eden bu ayaz
bir insan her gün mü özleminden yaralanır
yaralanır mı bir insan can damarından
bu soğuk, bu ayaz
kırklar dağının karından...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!