Güneş düşerken yâr, bir ikindiye
Bil ki seni özlemekten bıkmadım
Var saydım ki bir gün gelirsin diye
Yollarını gözlemekten bıkmadım.
Gam ile Kasavet beni bulsa da
Sevda hırçın bir denizdi düştüğüm
Yüzmesini bilemedim sevdiğim
Hercai cümleler oldu kördüğüm
Çözmesini bilemedim sevdiğim.
Havalar yağmurlu engini pustu
Sevda nedir bildiğini sanardın?
yaşamadan bilemezsin sevdiğim
ben bir sana, sen ellere yanardın
sen vefaya gelemezsin sevdiğim.
Olsada önümde çöller kup kuru
Bilemezsin bulut yokken yağmur ne?
Onu sen sor, yüreğime sevdiğim
Bir ateş ki iner daha derine
Düştü bir kor, yüreğime sevdiğim.
Sevda dedim; iki dağın arası
O kadar yüksekte sanma kendini
Sarp dağları duman bürür bilesin
Sakin sular yakar yıkar bendini
İtler ürür, kervan yürür bilesin.
Kem göz ile sakın eyleme nazar
Ben naciz bir kulum, tek sahibim sen
Ah, bir kez bana bir kulum desen!
Sen, gönlümde meltem misali esen
Sen, önümde kasırgaları kesen
Geçmeyi kolay eyle sırat senden Allah'ım!
Ellerim duada; Berat senden Allah'ım!
Sevdanın adı düşünce aklıma
Gözlerim ki kalır ışıksız, fersiz
Besmeleye dokunsun her kelime
Söz ola söylensin, olmasın yersiz.
Kibirlenme, aslın bir kuru balçık!
Beş taşlı yüzükte saklanan o sır
bekledim seni ben belki kaç asır
kalp atışlarımda hep aynı telaş
yüreğimi şimdi hangi dağ taşır?
Ben şiirler yazarken
kelimelerin tozunu alır
can suyuyla parlatır öyle yazardım.
Ben şiir yazarken.
Biliyordum içimizde
Ben seni ölüme inat sevdim
açarak yüreğimin yelkenlerini
tam kırk kanat sevdim
ölüme inat sevdim.
Çaresizlik öperken alın yazımı
vuslata saldım içimdeki sızımı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!