Herkesin gönlünde bir aslan yatar
Mecnun'da Leyla'nın yeri ayrıdır.
Gönül, volkanları gül ile tartar
Her aşkın yürekte koru ayrıdır.
Bu vücut gönlüme olmuşsa kafes
Yine bak gözlerime eski sayfalar gibi
Tut baharın perçeminden akasyalar gibi
Ve gözlerimde oku senin romanını
Kusurlarımı ört, taze yağan kar gibi...
Belli ki umarsızlığın dibine vurdun sevgili
Yine esti sol yanıma bir rüzgar
yüreğime yara düştü sevdiğim
ışığım ol, aydınlansın bu yollar
günlerime kara düştü sevdiğim.
Ne zarif yastır ki sümbüller ağlar
Yitik şehirler geçer içimden
yağmurlar geçer, sen geçersin
mavi kuşlar konar saçaklarıma
rüzgarlar geçer, sen geçersin.
Yok artık,
yüzündeki o eski masumiyetin resitali yok artık.
O eski nefes alışın, iç çekerek duman duman cümlelerin, O yürek atışın, kalbinin ritmi
Yok artık.
Yüreğinde sakladığın deryaların, ırmakların nehirlerin
Bir çoban yıldızı düşer yönüme
Gölgeler uzamış dünden günüme
Beyaz bir güvercin konar önüme
O yârin muştusu bu mudur nedir?
İçimde inleyen sanki bir ney'dir
Saymadım ne kadar zaman geçti aradan
yolun düşerse bir çay korum tazeden
konuşuruz belki yine havadan sudan
yine gözlerine bakarım ürkek ürkek.
Seni bilmiyorum ama
Hey hât! bu fani çöllerde Leylâ arama!
Mâsiva ki katran döktü derin yarama
Her sevdanın yâdı, bir visali var ama
Dön yüreğim dön, O bakî sultâna doğru!
Yükümü yüklerken belki nasipti
Kara sevda başa düştü sevdiğim
Bir yaralı nehir dokundu geçti
Bak gözlerim yaşa düştü sevdiğim.
Ruhum kanatlanır bir ulvi hisle
Ne zaman düşse, dilime vaveyla
Ufkumda güneşim soluyor gülüm
sabırsızlık bende, umarsız Leyla
gözlerime yağmur doluyor gülüm.
Sevdiğim gönlüme şah'tan da öte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!