Hazan düştü yine, gönül bağıma
Gözlerimde zaman soldu sevdiğim
Saf hüzün doldurdum boş bardağıma
Kadehler boşaldı doldu sevdiğim.
İsterdim düşesin alın yazıma
Hüznün yanağından öptü kırmızı
Hasret yine çöle düştü sevdiğim
Yüreğimde kaldı bir eski sızı
Kara sevdam dile düştü sevdiğim.
Dualarım düşer, her latif güne
İçime damlayan bir yağmur gibi
Beni bir ummana saldı sevdiğim.
Aşkının adıyla yanan ruhumu
Bir daha vermedi aldı sevdiğim.
Umuduma düşen gülleri yaktın
Yaptığını unutmadım sevdiğim
İçimde çağlayan hırçın ırmaktın
Eller ile bir tutmadım sevdiğim..
Mevsimler sustu da sızlanır güzün
İçimde kıvrılır, en asi hüzün
Görmedim yıllardır bir kere yüzün
Özlemin içime çöker sevdiğim.
İnan ki şu anda, aynı dakka da
İçimizde akan ılık bir nehir
Işıklarına tutunmak istediğim şehir
Yıkanmak isterim belki o nehirde
Yarin tebessümü kaldı o şehirde...
gönlümün dehlizlerinde saklanan ateş
Gülüşümde pembe, gözümde ki ak
İçimde çağlayan bir sessiz ırmak
Bir gün de ne olur, sen yollara bak!
Belki Rabbim kavuşturur sevdiğim.
Sevdanın içimde yaralı izi
İçimde depreşir, aziz hatıran
Gözlerime yağmur dolar efendim
Sana olan sevgim küllenir her an
Ne eksilir, nede solar efendim.
Adın anılınca cana can olur
Gözümden süzülen hüzün yağmuru
Sıçrasın içine dolsun sevdiğim
içinde gül açmaz, vicdanın kuru
baharda gülüşün solsun sevdiğim.
Hatırla; dilinde saklı dikeni!
Bir hüznü üstüme çöktü akşamın
yüreğimin ucu köze dokundu
perdesi çekildi buğulu camın
kelimeler süzüldü söze dokundu.
Nedamet, nedamet heybemde azık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!