Seni ömrümün kara günlerine
Güneş misali var saydım sevdiğim
Sakladım seni, sır gibi içimde
Ele demeye ar saydım sevdiğim.
Bu ıssız çöllerde susamış gibi
Kalmadı tadım tuzum bir ahengim
aklımın ayarı şaştı sevdiğim
sendin beklediğim ruh eşim, dengim
güneş mor dağları aştı sevdiğim.
Her cümleme sabır dedim ekledim
İçimizde akan ılık bir nehir
Işıklarına tutunmak istediğim şehir
Yıkanmak isterim belki o nehirde
Yarin tebessümü kaldı o şehirde...
gönlümün dehlizlerinde saklanan ateş
Gülüşümde pembe, gözümde ki ak
İçimde çağlayan bir sessiz ırmak
Bir gün de ne olur, sen yollara bak!
Belki Rabbim kavuşturur sevdiğim.
Sevdanın içimde yaralı izi
İçimde depreşir, aziz hatıran
Gözlerime yağmur dolar efendim
Sana olan sevgim küllenir her an
Ne eksilir, nede solar efendim.
Adın anılınca cana can olur
Bir hüznü üstüme çöktü akşamın
yüreğimin ucu köze dokundu
perdesi çekildi buğulu camın
kelimeler süzüldü söze dokundu.
Nedamet, nedamet heybemde azık
bir sevda ki cana düştü sevdiğim
bir alev ki kana düştü sevdiğim.
nehirler içimde duruldu gitti
çöller ki içimde kavruldu gitti
kurudu yapraklar savruldu gitti
Her akıl vereni sanma hekimdir!
Dokunmaz merhemi söz olur gider
İnsan bir muamma bilmezsin kimdir
Bir derman istesen, tez olur gider.
Hakikat bezminde bir hikmet vardır
Zübde-i âlemsin, sığın Allah’a
Od yaktığın yerde çiçekler açsın
Sığdır şu gönlüne bir sevgi daha
Her baktığın yerde çiçekler açsın.
Bir Yusuf misali kuyuda hem'de
Her yüze güleni kalender sanma
Sanma ki gülüşü güle dokunur
Her mahzun olanı bir ebter sanma
Gizli bir niyazı yele dokunur.
Bilemezsin mahzun kalbinde ne var?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!